menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üreticiden Rafa Açılan Uçurum: Bu Gıda Düzeni Böyle Değişir

20 0
17.09.2026

Başlığı okuduğunuz anda;

“Ne diyor bu Hüseyin?”

“Bu işler o kadar kolay mı?”

“Sen Ticaret Bakanlığından daha mı iyi bileceksin?”

diyenler mutlaka olacaktır.

Ama ben bu satırları masa başından rakamlara bakarak değil; 14 yılı aşkın devlet tecrübesi, maliyede geçirdiğim yıllar ve dünyanın en büyük perakende zincirlerinden biri olan Coles’ta lojistik alanında sekiz yıllık çalışma tecrübesiyle yazıyorum.

Ve bugün artık tartışmamız gereken mesele yalnızca “Fahiş fiyat uygulayan markete ne kadar ceza kesildi?” meselesi değildir.

Üreticinin elinden çıkan bir ürün, tüketicinin sofrasına gelene kadar neden onlarca kat pahalanıyor?

Son günlerde Gıda Dedektifi tarafından paylaşılan fiyat karşılaştırmaları yeniden büyük tartışma oluşturdu. Brezilya’daki limon fiyatlarıyla Türkiye’deki raf fiyatları karşılaştırılıyor; üreticiden çok düşük rakamlara çıkan elmanın pazarda ve markette katbekat yüksek fiyatlara ulaştığı gösteriliyor.

Fakat tartışmayı sosyal medyadaki birkaç görüntüyle sınırlamaya da gerek yok.

Çünkü Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin 1 Eylül 2026 tarihinde açıkladığı Ağustos ayı verileri zaten tabloyu bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.

Üreticide 10 TL olan limon markette 84,84 TL’ye çıkmış.

Aradaki fark tam yüzde 748,4.

Üreticide 18,75 TL olan elma markette 89,60 TL.

Elmadaki üretici-market farkı ise yüzde 377,9.

Havuçta fark yüzde 380,3.

Başka bir ifadeyle limon üretici fiyatının yaklaşık 8,5 katına, elma ve havuç ise yaklaşık 4,8 katına tüketiciye ulaşıyor.

Bunun tamamını “nakliye var, işçilik var, kira var, fire var” diyerek açıklamak mümkün mü?

Bence asıl tartışılması gereken yer tam da burasıdır.

Üstelik gıda fiyatlarındaki sorun yalnızca birkaç ürünle sınırlı değil. TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışı yüzde 33,79 seviyesinde. Gıda, vatandaşın bütçesinde en yüksek ağırlığa sahip harcama gruplarından biri olmaya devam ediyor.

Dolayısıyla mesele artık yalnızca market meselesi değildir.

Bu bir üretici meselesidir.Bir tüketici meselesidir.Bir enflasyon meselesidir.Ve en önemlisi, tarladan sofraya kadar uzanan zincirin nasıl yönetildiği meselesidir.

PARA CEZASI TEK BAŞINA ÇÖZÜM MÜ?

Ticaret Bakanlığı denetim yapıyor, cezalar kesiyor.

Nitekim yalnızca 3 Nisan 2026 tarihindeki değerlendirmelerde, sebze-meyve toptancıları ve ulusal zincir marketlerden fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen toplam 183 işletmeye 96,6 milyon TL idari para cezası verildi. Haziran ayında İstanbul’da fahiş fiyat uyguladığı tespit edilen marketlere ayrıca 10,1 milyon TL ceza uygulandı.

Denetim elbette gereklidir.

Ceza da gerektiğinde uygulanmalıdır.

Ancak yıllardır aynı soruyu sormamız gerekiyor:

Ceza kesiyoruz ama üretici ile tüketici arasındaki makas neden hâlâ........

© İstiklal