Rabblik İddia Edenler
Tay kabilesine mensup olan Adiyy bin Hatem koyu bir Hristiyan’dı. Daha sonradan Müslüman olmuş ve Medine’ye gelerek Hz. Peygamberin yanında bir süre kalmıştı. Bir gün Hz. Peygamber (sas) Tevbe suresini okurken yanına girmiş ve onu dinlemeye başlamıştı. Hz. Peygamber (sas): “Onlar, Allah’tan başka bilginlerini ve rahiplerini de kendilerine Rab edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir” (Tevbe: 31) ayet-i kerimesini okuyunca Adiyy bin Hatem: “Ya Resulallah onlar (Hristiyanlar) din adamlarını Rab edinmediler. Onlara ibadet etmediler” şeklinde itiraz da bulunmuştu.
Onun bu itirazına karşılık Hz. Peygamber (sas): “Onlara ibadet etmiyor olabilirler. Ama o din adamları Allah’ın haram kıldığı bir şeyi helal sayıyorlardı, onlarda onu helal kabul ediyorlardı. Yine onların din adamları Allah’ın helal kıldığı bir şeyi haram sayıyorlar, onlar da onu haram olarak kabul etmiyorlar mıydı?” şeklinde sorduğunda Adiyy bin Hatem: “Evet! Öyle yapıyorlardı” şeklinde cevap vermişti.
Burada dikkat çekilen nokta; bir şeyin helal veya haram olup olmadığını belirleme yetkisinin Allah’a ait olmasıdır. Bir şeyin helal veya haramlığını belirlemek ile Allah’ın Rabblığı arasında sıkı bir ilişki kurulmasıdır. Bir kimse kalkar Allah’ın haram kıldığı bir şeyi helal kabul eder veya Allah’ın haram kıldığı bir şeyi helal olarak kabul eder, birileri de ona bu konuda uyarsa onu kendisine Rabb olarak seçmiş demektir. Allah’ın Rabblığını bir kimseye vermiş demektir.
Mekkeli müşrikler Allah’ın varlığını kabul etmekle birlikte Allah’ın Rabblığı konusunda sıkıntılıydılar.........
