menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarihin Dönüşüm Hakikati: Yitirilen Cephelerden Gönül Coğrafyasının İhyasına

26 0
13.10.2026

Bir asır önce cihan harbinin tozlu ve amansız sahnesinde birer birer elimizden kayıp giden coğrafyalar, arkalarında yalnızca dinmeyen ağıtlar ve çekilen yalnızlıklar bırakmadı; aynı zamanda Türk devlet aklının ve stratejik hafızasının en derin parantezlerini oluşturdu. “Muştur, yolu yokuştur / Giden gelmiyor, acep ne iştir?” diyerek nesiller boyu gözyaşı döktüğümüz Yemen’den Süveyş’e, Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa’nın Medine’deki son nefesine kadar süren direnişinden Trablusgarp’ın çöl hatlarına kadar her kayıp, tarihin akışına kazınmış hüzünlü birer mühürdü. Ancak tarih, durağan bir sonlar silsilesi değil; doğru zaman ve doğru stratejilerle tekerrür eden canlı bir hakikattir.

Bugün Osmanlı’nın tarihsel mirasını ve jeopolitik sorumluluğunu üstlenen Türkiye, bir asır önce konvandiyonel askeri hatların çökmesiyle kaybettiği o cepheleri; artık klasik bir emperyal genişleme veya toprak hakimiyeti anlayışıyla değil, akıllı güç, savunma sanayii diplomasisi, stratejik ortaklıklar ve sarsılmaz gönül köprüleriyle adeta yeniden ihya etmektedir. Zamanında vesayet odakları ve emperyalist tazyiklerle cebren........

© İstiklal