Pinhan: Gürültü Çağında Sessiz Bir Kültür Direnişi
Çağımız hız çağı…Her şeyin hızla üretildiği, hızla tüketildiği ve çoğu zaman aynı hızla unutulduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay; fakat insanın ruhunu besleyen derinliklere ulaşmak belki de hiç olmadığı kadar zor. Ekranlar çoğaldı, içerikler arttı, sözler çoğaldı ama kelimelerin ağırlığı azaldı.
Bir zamanlar insanların akşam sohbetlerinde şiir okunurdu. Bir mısra üzerine uzun uzun konuşulur, bir kitabın sayfaları arasında yeni dünyalar keşfedilirdi. Şiir, sadece bir edebî tür değil; aynı zamanda insan ruhunun inceliğini ve derinliğini besleyen bir yolculuktu. Bugün ise çoğu zaman birkaç saniyelik görüntüler, hızlı tüketilen içerikler ve yüzeysel tartışmalar gündelik hayatın merkezine yerleşmiş durumda.
İşte tam da böyle bir çağda edebiyatla, şiirle ve sanatla ilgilenmek aslında bir tercih değil, bir tavırdır. Gürültünün içinde sessiz kalabilmek, hızlı tüketim çağında kalıcı olanın peşine düşebilmek ve insan ruhunun derinliklerini hatırlayabilmek…
Bu yüzden kültür ve sanat alanında ortaya çıkan her samimi girişim, aslında bir umut ışığıdır.
Bu umut ışıklarından biri de kısa süre önce kurulan Pinhan Kültür Sanat Derneği.
“Pinhan” kelimesi tasavvuf geleneğinde “gizli, saklı olan” anlamına gelir. Gürültünün içinde fark edilmeyen ama aslında derinlerde yaşayan bir hakikat gibi… Bu anlamıyla kelimenin kendisi bile başlı başına bir kültür ve irfan çağrısıdır.
Bugün sanat ve edebiyat belki eskisi kadar görünür değildir; ancak insan ruhunun derinliklerinde hâlâ canlılığını korumaktadır. Belki de şiir, sanat ve düşünce tam da böyle zamanlarda yeniden filizlenir. Çünkü insan ruhu, ne kadar modernleşirse modernleşsin, güzelliğe, anlam arayışına ve derinliğe her zaman ihtiyaç duyar.
İşte Pinhan Kültür ve Sanat Derneği de bu ihtiyacın farkında olarak yola çıkan bir kültür hareketi niteliği taşıyor. Şiir dinletilerinden panellere, atölye çalışmalarından imza günlerine kadar pek çok alanda faaliyet göstermeyi hedefleyen bu dernek; şairleri, yazarları, sanat insanlarını ve kültür dünyasına ilgi duyan herkesi bir araya getirmeyi amaçlıyor.
Çünkü bir toplumun gerçek zenginliği sadece ekonomik göstergelerle ölçülmez. Bir toplumun asıl zenginliği; yetiştirdiği düşünürlerde, yazdığı şiirlerde, anlattığı hikâyelerde ve kurduğu kültür ikliminde saklıdır.
Bu güzel girişimin arkasında ise edebiyata ve kültüre gönül vermiş bir isim bulunuyor: Mustafa Asım Kahyaoğlu. Kahyaoğlu’nun öncülüğünde kurulan bu dernek, kültür ve sanat alanında yeni bir buluşma noktası oluşturmayı hedefliyor. Şairlerin, yazarların ve sanatla ilgilenen insanların birbirini tanıdığı, fikir alışverişinde bulunduğu ve üretimin teşvik edildiği bir ortam oluşturmak hiç şüphesiz ki kıymetli bir gayrettir.
Kültür hayatı çoğu zaman büyük salonlarda, kalabalık organizasyonlarda değil; samimi sohbetlerde, küçük toplantılarda ve gönül birliklerinde filizlenir. Bir şairin yeni yazdığı bir şiiri arkadaşlarıyla paylaşması, bir yazarın düşüncelerini gençlerle konuşması ya da bir sanatçının tecrübelerini başkalarıyla aktarması… İşte kültür dediğimiz şey çoğu zaman bu küçük ama derin anlarda büyür.
Belki de “pinhan” kelimesinin çağrıştırdığı anlam tam olarak budur:Görünürde küçük ama hakikatte derin olan şeyler…
Bugün çocuklarımızın ve gençlerimizin elinde çoğu zaman ekranlar var. Bilgiye ulaşmaları kolay; fakat onları düşünmeye, hayal kurmaya ve üretmeye sevk edecek ortamlar her zaman yeterince güçlü değil. Oysa bir gencin hayatına dokunan bir şiir, bir kitap veya bir sohbet bazen yıllar sürecek bir düşünce yolculuğunun kapısını aralayabilir.
Bu yüzden kültür ve sanat alanında yapılan her samimi çalışma, aslında geleceğe atılan bir tohum gibidir. Bugün küçük görünen bu gayretler, yarının güçlü kültür ikliminin temelini oluşturabilir.
Ben de kısa süre önce bu yolculuğa katılan bir üye olarak Pinhan Kültür Sanat Derneği’nin bu mütevazı ama anlamlı gayretini kıymetli buluyorum. Çünkü kültür çoğu zaman büyük gürültülerle değil; sessiz, sabırlı ve istikrarlı adımlarla büyür.
Başta İstanbul olmak üzere birçok ilde temsilcilikleri bulunan ve önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde de teşkilatlanması planlanan bu güzel dernek, kültür ve sanat dünyasında yeni buluşmaların kapısını aralamaya hazırlanıyor.
Ve belki de en önemlisi şudur:
Kültür ve sanat, seyredilen değil; bizzat katılınan, içinde olunan bir yolculuktur.
Bu yolculuğa ilgi duyan, şiirin, edebiyatın ve sanatın insan hayatını zenginleştirdiğine inanan herkes için kapılar açıktır. Pinhan Kültür ve Sanat Derneği’ne üye olmak yalnızca bir kuruma katılmak değildir; aynı zamanda düşünmeye, üretmeye ve paylaşmaya dayalı bir kültür iklimine adım atmaktır.
Çünkü bazen bir toplumun en değerli hareketleri, büyük gürültülerle değil; pinhan, yani sessizce ve derinden başlar.
Çoğu zaman da geleceğin en güçlü kültür iklimleri, işte böyle sessiz ama samimi adımlarla filizlenir.
