menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran–Amerika&İsrail Savaşının Gölgesinde, Sahabe Tartışmaları…

37 0
29.03.2026

Siyonist İsrail, büyük şeytan Amerika’nın sınırsız desteği ile 7 Ekim Aksa Tufanı sonrasında Gazze’yi yerle bir edip yüzbinlerce Sünni Müslüman’ı soykırıma uğratırken, Gazze’deki Sünni Müslümanların gerçek anlamda yardımına koşan ve onlar için bedel ödeyen, Lübnan’daki Şii Hizbullah, Yemen’deki Şii Zeydi Ensarullah ve Şii İran İslam Cumhuriyeti oldu.

Yaklaşık bir aydır, 7 Ekim Aksa Tufanı gelişmelerinin sonucu olarak, Siyonist İsrail ve Amerika İran İslam Cumhuriyeti’ne ve Lübnan Hizbullah’ına insafsızca saldırıyor. İran’ı ve Hizbullah’ı yok etmek için, bu Siyonist ittifak İran’a saldırırken, adı İslam ülkeleri olan birçok ülke topraklarındaki Amerika üstlerini açarak, Müslümanlara yapılan saldırıya destek oluyorlar.

İçinde yaşadığımız ülkede ise bazı yazar çizer ve sözde alimler bir İslam ülkesi saldırıya uğramış, masum çocuklar ve kadınlar katledilirken, Sünnilik için Şia tehlikesine karşı uyarı görevlerini hatırladılar. Sünni Gazze’deki Müslümanlar masum çocuk ve kadınlar katledilirken kafe boykotu ile cihat edip hiçbir bedel ödemeyenler, Şii Müslümanların Sünni Müslümanlar için ödediği bedel karşısındaki aşağılık komplekslerini bastırmak için, Şia’yı nasıl kötüleriz, Mezhepçilikle Müslümanlar arasındaki gelişecek sevgiyi nasıl engelleriz derdine düştüler. Bu noktada en çok kullandıkları şey de Şia’nın sahabeye bakışı oldu.

İşte bu durumdan dolayı Şia’nın ve Ehli Sünnetin sahabeye bakışını bu yazımda değerlendirmek istedim.

Sahabe, genel olarak Şia’da da Ehli Sünnet’te de aynı şekilde tarif edilir. Sahabe: Peygamberimizi görüp sağlığında ona iman etmiş kişilerdir.

Ancak Şia, sahabelerin tamamını otomatik olarak “adil ve hatasız” kabul etmez. Şii alimlere göre sahabe olmak elbette faziletli bir durumdur Ama her sahabenin doğru yolda kaldığı garanti değildir. Şii alimlere göre Kuran’daki sahabelerle ilgili övgüler sahabelerin peygamberimizin sağlığındaki tavırları ile ilgilidir.

Şia genel olarak sahabeye saygı duyar ancak çokça sevilen sahabeler Hz. Ali ve Hz. Ali’nin yanında duran Selman-ı Farisi, Ebu Zer el-Gıfari, Mikdad bin Amr, Bilal-i Habeşi ve Ammar b. Yasir gibi her zaman Hz. Ali’nin yanında duran her zaman Ehli Beyti destekleyen sahabelerdir.

Şia’ya göre bazı sahabeler, Peygamber’den sonra siyasi veya dini konularda hata yapmıştır. İmamiye Şia’sına göre rabbimiz  Maide suresinin 67. Ayetinde Peygamberimizden kendisinden sonra Hz. Ali’nin imametini ashabına tebliğ etmesi istenmiş, Peygamberimiz de Gadir’i Hum’da bu tebliği gerçekleştirmiştir.

Yani Şia’ya göre Peygamberimiz, halifeliği daha doğru ifade ile imameti Allah’ın emriyle Hz. Ali’ye bırakmıştır. Bu ilahi emre rağmen bazı sahabeler farklı bir yol izlemiştir. Şia bu tavırlarından ve hilafet döneminde Hz. Ali’ye karşı gösterdikleri tepkilerden dolayı bazı sahabelere çeşitli eleştiriler yöneltmişlerdir. Bazı Şii alimler zaman zaman bu eleştirileri hakaret derecesine götürseler de her zaman diliminde makul Şii alimler eleştiriye evet ancak hakaret haramdır diye fetva vermişlerdir.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Amerika tarafından şehit edilen rehberi Ayetullah Ali Hamaney, Hz. Peygamber’in eşlerine ve sahabeye hakaret etmenin haram olduğuna dair fetva yayınlamıştır ve bu fetva resmi sitesinde mevcuttur.

Ayetullah Ali Hamaney şahsen canlı olarak kendi kulaklarımla dinlediğim bir konuşmasında şöyle demişti: “Hangi Şii, Sünni Müslümanların kutsal saydığı şeylere hakaret ediyorsa bilin ki o İngiliz Şii’sidir. Hangi Sünni’de Şii Müslümanların kutsal saydığı şeylere hakaret ediyorsa bilin ki o Amerika Sünni’sidir.” 

Sahabeler hakkında kötü söz söylemekten kaçınılması gerektiğini vurgulayan ve haram olduğunu söyleyen Şii alimlerden biri de Iraklı büyük Ayetullah talid merci Ali el-Sistani’dir. Ayetullah........

© İslami Analiz