menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tapu dairesinde

13 0
21.07.2026

Bismillahirrahmanirrahim

Bendeniz haza bir beyefendi, kırmızı halıların aranan adamı olduğum için çay filan içmem…

Bizim Manas Üniversitesinden mezun arkadaşlar var.

Onların geneli çay içer.

Zaman zaman bir yerlerde buluşup bunların çenesini dinlemek zorunda olduğumda da oralet içerim.

Geçenlerde evde kendime bir fincan taze demlenmiş filtre kahve doldurmak için mutfağa gittiğimde benim kadını masada oturmuş parmak hesabıyla bir şeyler karalarken gördüm…

Önce çok üzerinde durmadım ama baktım gözlerini faltaşı gibi açmış hayatımda hiç görmediğim kadar konsantre bir şeyler yazıyor çiziyor, toplama çıkarma yapıyor.

Kafasını kaldırıp “Bu evin yarısı benimmiş!” dedi.

İlgilenmiyormuş gibi yapıyorum ama gözlerini benden ayırmıyor…

Mecburen göz göze geldik…

-Duydun mu, bu evin yarısı benimmiş…

-Hanım bu da nereden çıktı…

-Bu evin yarısı benimmiş!

İçimden bir ses tadımız kaçmasın diyor! Hiç oralı olmadım…

-Ne yarısı, hepsi senin!

-Evet ciddiyim! Bizim kimin için çalışıyoruz ey gafil kadın! Senin için çocuk için işte…

-Çocuğu hesaba katma, ev benim mi değil mi?

-O zaman tapusunu istiyorum…

Kırk yılın başı bir kahve içmeye niyetlendik, “Ağzından burnundan gelmek!” deyimini uygulamalı olarak kahvede tecrübe ettik…

Âdet yerini bulsun kabilinden sırtıma birkaç defa vurduktan sonra geçti karşıma oturdu…

-Tapuyu verecek misin?

Kalkıp bulaşıkları yıkmaya koyuldum. Arkamdan geldi.

-Evet, bu evin tapusu…

-Hanım akşam akşam… Nereden çıktı bu şimdi?

-Yıllardır başını bekliyorum herif! Ne çalışmama izin verdin ne de bir kursa gönderdin! Üzerine bir de sana oğlan doğurdum… Şuna bak MaşaAllah dipsiz bir kuyu! Ya yemek yediriyorum ya çamaşır yıkıyorum ya da tuvalette bunun poposunu yıkıyorum.

O sırada bizim velet mutfağa girip bir elma aldı ve dans ederek oyuncak odasına koştu. 

-Herif mi? Bu kelimeyi nereden öğrendin sen!

Garip bir sessizlik oldu!

-Dışarıda yaşlı bir teyze kocasının arkasından bağırıyordu. Ne demek diye sordum. “İşe yaramaz adam!” demek dedi.  

Bulaşıkları bitirip, sarı bezle tezgâhı silmeye koyuldum.

-O bezle silme, kaç defa diyeceğim sana.

Elimde bez yüzüne baktım.

-Ne güzel yaşayıp gidiyoruz. Durup dururken nereden çıktı bu? Hem sen yapacaksın kuzum bu evi?

-Beni kandırdın! Senden dans kursları için para istediğimi hatırlıyor musun? Ne demiştin? Param yok demiştin. Sonra gittin gizlice bu evi aldın! Bulaşık makinesini boşalt.

-Dans kursu mu? Kaç paraydı bu kurs!

-Dilimle dişimin arasında “geri zekalı cimri” demiş bulundum!

-Efendim! Bana mı dedin!

Makineden tabakları çıkarıp yerleştirmeye başladım.

-Yok! Kendi kendime şey ediyordum!

-Ey gafil kadın! Evde otur dedik de kötü mü ettik. Dışarıda itin kopuğun arasında… Görmüyor musun marketlerde çalışan kızları akşama kadar ayakta bekliyorlar, onun bunun nazını çekiyorlar azıcık bir paraya, sen şurada bir adamın nazını çekemedin… Canın istediğinde oturup dinleniyorsun, canın isteyince dışarı çıkıyorsun! Duyan da ayağından zincirle eve bağladım sanacak! Tövbe! Ev mi lazım sana?

Elimdeki tabağı kaldırıp sallamaya başladım.

-Ben bu evde yaşamaya devam edeceğim değil mi? Kira filan almazsın ya benden!

Oğlum koşarak gelip elmasının masanın üzerine bıraktı!

Anlamsızca baktı. “Benim!” diye bağırıp çıktı.

-Gördün mü bak evin sahibi çok. Hem sen yabancısın. Yabancılara tapu devri olmaz.

-Mutlu olacak mısın? Ev zaten senin. Uyumadan uyumaya geldiğim evi ne yapayım! Tamam kadın, mutlu olacaksan hepsi senin olsun…

-Veririz! “Kahve içelim!” dedik iki dakika mutlu görmeye dayanamadın beni! Git çamaşır suyunu getir! Yerleri sileceğim gafil avrat!

-Ne demekse o demek! Sokakta kocasına bağıran edepsiz teyzene sor ne demekmiş!..

Görevlerimizden birisi de ekmek parası kazanmak. Hacı Mustafa müsaade etmedi. Mecburen kredi çekmeden ev almak fantezisine girişip arabayı da........

© Internethaber