Omuz omuza verilmiş bir kardeşlik destanını görüyorum
Bugün 5 Mayıs 2026... Takvime bakınca sadece bir tarih görmüyorum; bir ömrün süzgecinden geçen acıyı, inadı, yokluğu ve en çok da omuz omuza verilmiş bir kardeşlik destanını görüyorum.
2000 yılının o bahar sabahında, rahmetli kardeşim Süleyman Özışık ile birlikte İnternethaber’in temeline o ilk harcı atarken, aslında sadece bir haber sitesi kurmuyorduk; biz, haysiyetimizi kuşatmak isteyen o karanlık devire karşı küçük bir oda dolusu isyan başlatıyorduk.
28 Şubat’ın o boğucu atmosferinde, askerin topuk sesinden korkmayanların üzerine bir karabasan gibi çöktükleri o günlerde, suçumun ne olduğunu bugün gibi hatırlıyorum: Seçilmişin yanında durmak, askeri vesayetin karşısında eğilmemek...
Tam 28 dava açtılar üzerime, her biri birer pranga gibi boynumuza dolanmak istendi.
Mahkemelerde beraat ettim etmesine ama medyanın o parıltılı dünyasında hüküm sürenler, beni kendi vicdanlarında çoktan mahkum etmişlerdi.
İşsizlik, bir insanın sadece ekmeğini değil, bazen ruhunu da sınarmış; beş yıl boyunca o iki odalı gecekondu evinde ailemle hayata tutunmaya çalışırken, çocuklarımın servis parasını ödeyemeyip onları duraktan kendim aldığım o anlardaki düğüm hala........
