“Gassal” Üzerine”
Büyükler büyüdükçe oluyor olmakta olan…”
Senaryosu ile merak uyandıran ve birtakım tezatlıklara dikkat çekerek mesaj veren, görüntüleri ile yönetmenin ustalığını konuşturduğu ve her bir ayrıntısında oyuncuların özenle seçilmiş olduğu belli olan izlenilesi bir dizi; “Gassal”. Hayatın tam içinde olan zengin fakir, büyük küçük ayırmadan herkese uğrayan ölümün gerçekliği, ölüm ile insanın aslında en zararsız hâle büründüğü ve insanı son yolculuğuna hazırlayanın mesleğine duyduğu saygı.
Başlangıç müziğinde canlılığı, neşeyi ve mutluluğu işleyen bir yapımda hiç de tahmin etmeyeceğimiz bir mesleği yapan yalnız bir insanın hayatının işleniyor oluşu insanı düşünmeye sevk ediyor.
Günümüz tüketim çağında hayatımızda bazen kolaylıkla halledilebilecek şeylerin ne kadar da karmaşık hâle getirildiği, İnsanların söylediklerini değil söylemediklerini, anladığımızı zannettiğimiz ve bu nedenle aslında söylediklerine kulak veremiyor oluşumuz, Bazı ezberlerimizin bozulmasının sandığımız kadar kötü olmadığı bilakis bazı ezberlerin bozulması gerektiği, Hayatı oyunlaştıramadığımızda canlılığın neşesini de kaybettiğimiz ve bu noktada rasyonelliği sorgulamamız gerektiği, Ebeveynlerin çocukları kendilerinin bir uzantısı gibi görüyor oluşu ve bunun farkında olmayışı, Sevginin, aşkın ve renkliliğin canlılığın bir göstergesi olduğu, İletişimin yalın ve net olduğunda daha sağlıklı olabileceği, Acı çekenin beden değil ruh olduğu gibi derin konuların işlendiği güzel bir yapıt.Dizinin bir bölümünde “Ölmek tek kişilik bir eylem.” diyor ya Baki. Düşündüğümüzde aslında hayatta tek kişilik bir eylem değil mi (?) Diğer yandan ölüyü yıkayabilecek kadar bir cesarete sahip olan Baki’nin küçük bir çocuğu kucağına alacak cesareti olmayışını nasıl değerlendirmeli? Bir de ölümün gerçekliğini bu kadar kavramış olan Baki’nin hayatı yaşamaktan bu kadar korkuyor oluşunu neye bağlamalı? Mesela sevgiden, neşeden ve renkten kaçıyor oluşu, onları kaybettiğinde yaşayacağı hüzünden korkuyor oluşuna bağlanabilir mi?
Evet, belki senarist ya da yönetmenin diziyi yazarken ve çekerken anlattığım bu şeylerden hiç birisi muratlarında yoktu ya da daha da fazlası vardı bilemiyorum. Ancak izleyici olarak bende bunları kaleme almama neden olması sanat adına sevindirici. Bir de son olarak genelde komedi filmlerinde izlediğimiz Ahmet Kural’ın oyunculuğunun izleyiciye duyguyu hissettirecek kadar övgüye mazhar oluşunu ifade etmek isterim… İzleyeninin bol olması dileklerimle.
The post “Gassal” Üzerine” first appeared on İnsaniyet.
