Ġada Al Samman (1942–)
“Özgürleşmiş kadın, makyaj yapan ve zevksiz kıyafetler giyen modern bir kukla değildir… Özgürleşmiş kadın, kendisinin bir erkek kadar insan olduğuna inanandır. Özgürleşmiş kadın, özgürlüğünü kötüye kullanmakta ısrar etmez.”
“Özgürleşmiş kadın, makyaj yapan ve zevksiz kıyafetler giyen modern bir kukla değildir… Özgürleşmiş kadın, kendisinin bir erkek kadar insan olduğuna inanandır. Özgürleşmiş kadın, özgürlüğünü kötüye kullanmakta ısrar etmez.”
Suriyeli-Lübnanlı yazar, gazeteci ve romancı Ğada Al Samman, modern Arap edebiyatının en etkili kadın kalemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Eserlerinde kadın kimliği, özgürlük, aşk, sürgün, savaş ve toplumsal dönüşüm gibi temaları cesur bir dille ele almıştır.
Özgeçmiş Ġada Al Samman, 1942 yılında Suriye’nin başkenti Şam’da, köklü ve muhafazakâr bir ailede dünyaya geldi. Babası, Şam Üniversitesi’nin eski rektörlerinden Ahmet Al Samman’dır. Ünlü Arap şairi Nizar Kabbani ile de uzaktan akrabadır.
Annesini küçük yaşta kaybetmesi, hayatında derin izler bıraktı. Buna karşılık babasının hem Batı hem de Arap edebiyatına duyduğu ilgi, onun düşünce ve sanat dünyasının şekillenmesinde belirleyici oldu. Bu etki sayesinde, Doğu ve Batı edebiyat geleneklerini bir araya getiren özgün bir anlatım geliştirdi.
Şam’ın muhafazakâr toplumsal yapısı içinde yetişen Samman, kadınların karşılaştığı sınırlamaları yakından deneyimledi. Bu tecrübeler, ileride kaleme alacağı eserlerin temel kaynaklarından biri oldu.
İlk öykü kitabı Gözlerin Benim Kaderimdir 1962 yılında yayımlandı. Başlangıçta geleneksel kadın edebiyatı içinde değerlendirilse de, sonraki eserlerinde bu sınırları aşarak sosyal, siyasal, feminist ve felsefi meselelere yöneldi.
1963 yılında Suriye Üniversitesi İngiliz Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Ardından eğitimini sürdürmek amacıyla Beyrut’a giderek Amerikan Üniversitesi’nde tiyatro alanında yüksek lisans yaptı. Daha sonra Kahire Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı üzerine doktora çalışmalarını tamamladı.
1966 yılında siyasi gerekçelerle kısa süreliğine tutuklandı ve yaklaşık üç ay cezaevinde kaldı. Serbest bırakılmasının ardından ülkesinden ayrıldı. Uzun yıllar Beyrut’ta yaşadıktan sonra 1984 yılında Fransa’ya yerleşti ve çalışmalarını burada sürdürdü.
Gazetecilik ve Edebi Yükselişi 1967’deki Altı Gün Savaşı, Samman’ın........
