menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Behlül Bir Arkadaşınız Var Mı?

44 9
13.12.2025

Bazılarının şöyle dediğini duyar gibiyim: “Hocam, biz Harun Reşid değiliz ki Behlül’ümüz olsun!

Hayır, kastettiğim o kıvamda biri değil.

Hepimizin zaman zaman sohbetlerde takıldığı, görünce tebessüm ettiği, latifeler yaptığı, bazen ileri gidip dalga geçtiği insanlar vardır. Kastettiğim, bu tarz bir arkadaş da değil. Aslında anladınız ama yine de biraz açıklayayım.

İnsanlar, fiziken farklı yaratıldıkları gibi zihinsel yetenek, beceri ve kabiliyetler açısından da farklı özelliklerde yaratılmışlardır. Bunun bildiğimiz bilemediğimiz pek çok sırrı, hikmeti vardır. Bu farklı özellikler, kişinin büyümesiyle birlikte kendini ortaya koyar. Kimi zaman yapılan müdahalelerle, erken teşhislerle sonuç alınırken kimi zaman da tüm tıbbi müdahalelere rağmen akli melekelerin geliştirilmesi, bir noktanın ilerisine geçemez.

Artık o insanlar evde, okulda, işyerinde, toplumda farklı ve özel durumlarıyla var olmaya çalışırlar.

Bazı hareketlerine bakınca “deli bu!” dediğiniz insandan kimi zaman öylesine “veli”ce tavırlar yansımadadır ki akıl kârı değil.

Behlüllere en çok cami çevresinde rastlarız. Caminin toparlayıcı yönü burada da görülür. Cemaatin ilgisi, takılmaları, gelen yabancıların sadaka niyetine olan destekleri, iki tarafı da memnun eder.

Mahallelerde de kasaba çarşılarında da bir neşe unsuru olarak görürüz onları. Her ne kadar zalim bazı çocuk ve büyüklerin sataşmaları herkesi rahatsız etse de genelde keyifleri yerindedir. Adeta bir dokunulmazlık zırhını kuşanmışlardır. Neşe kaynaklarımızdır. Bir baklavacıda alacak bir dilimi, kebapçıda bekleyen bir dürümü, fırında hazır ekmeği, bakkalda sunulacak ikramlığı, bazı insanlardan sunulacak harçlıkları hazırdır. O hakları her zaman bakidir.

Bizim neşe kaynaklarımızdır onlar aynı zamanda. En ciddi ortamları yumuşatan jest ve mimikleri, kendilerinden beklenmedik bilgelikleri, düşündüren yorumları, derinlikli bakışları ile bulundukları ortama kattıkları renk ile özel insanlardır onlar.

“İnsanlar üç sınıftır. Deli, yarı deli ve akıllı. Deliye gelince, sana ondan bir zarar gelmez, yarı deliye gelince o seni yorar, akıllıya gelince o sana yük olmaz.”

Sizin behlül bir dostunuz var mı bilmem…

Ama olmalı.

Sıkıntılı bir anımızda, meşgul olduğumuz bir zamanda, dakikaların, ayağını sürterek yürümekte direndiği zamanlarda bir psikolog, inanç krizi yaşadığımız anlarda adeta bir mürşid, nasihat istediğimizde bir vaiz, yokluğu iliklerimize kadar hissettiğimiz bir anda bize ne kadar zengin olduğumuzu hatırlatan bir behlülümüz,........

© İnsaniyet