Farsça şekerdir ama Kürtçeden tatlı değildir*
*(Rasten meweçan Farsi şekeran, Kurdi ce Farsi bes şirenteren)
Bugün dil bayramadır…
Yüce Türk milletinin, yüce Fars milletinin, yüce Arap milletinin bayramı kutlu olsun…
Bu gün şiirden söz etmemiz gereklidir. Şairlerin büyüğü Nizami’den; Gence onunla anılır.
Asıl adı, Ebu Muhammed İlyas Bin Yusuf’tur, mahlası, Nizami’dir; adı bir sırdır, nizamdan gelir. Siz bilmez de diyebilirsiniz. Sonrası sırdır, insanlar bu sırrı okudukça, bilgilendiklerini sanır. Vatanı, ölümümden sonra bir kavga konusudur. Farslar onu Farsça yazdığından dolayı kendilerine mal eder, doğduğu yeri buna göre belirler, nihayet Kum kenti derler. Azeriler onu Gence diye kodlar, Farslar Kum. Nizami’nin Kürt olduğunu hem Fars hem Azeriler söylerler ama derinlemesine inmezler, anası Kürt, derler, kapatırlar; bu, soyun babadan aktığını ifade etmek içindir…
Leyla ile Mecnun ki en sevilen, en çok taklit edilen mesnevisidir, Nizami burada ailesinden söz eder. Baba adı Yusuf’tur, anne adı Reise; dayısının adı Ömer’dir. Yine aynı mesnevide adının (İlyas), annesi tarafından kendisine verildiğini söyler. Annesi, Selahaddin’in soyundan gelir. Soyu münakaşa edilmesin diye Leyla Mecnun’un 1’inci bendin, 16 ve 17’inci kısmında Kürt olduğunu söyler: “Ger madere men Reiseye Kord/ Mader sefetan pişe men mord.”
Nizami’nin annesinin dili olmasa, Nizami hiçbir dilin tadını duymayacaktır. Dünya bir şiir ise bütün dünya şairleri, Geothe dahil, salt bir mısra için ona secde ederler…
Nizami’nin dili duyduğu dildir; bu dilde hikmet vardır, ahlak vardır, insan değerleri vardır. Nizami için insanı insan yapan sözdür: Söz, insanın cevheri, sözsüz insan, gölgedir. Sözü dile getiren dil, akılla birliktedir; dil, hakikati ifade eden araçtır; manevi kimliktir, ruh. Bu yüzden sevenin değil, sevgilinin dili şekerdir, bu dil, büyü kadar etkileyici ve akıldan edecek kadar da güçlüdür. Ancak dil bu kadar değildir; bundan da fazlasıdır, edep ve hikmetle birleşmiş güzelliktir, edep ve hikmetle nasiplenmemiş kimseler bu dilin güzelliğini bilmezler; kaba olurlar, kırıcı olurlar, dillerini aslanın yelesine benzetirler, konuşmayı bilmezler; yalnızca onlar konuşur ki bu cehalettir; çünkü dil kalbin tercümanıdır, herkes bilir; Farslar, Türkler, Araplar da bilmelidir, insanın kalbi kötüyse sözü........
