menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sarı Zarflar: dayanışmaya darbe

15 0
24.07.2026

İlker Çatak’ı Öğretmenler Odası filmiyle tanıdım. Bireysel karşı çıkışın, değerlerinden taviz vermeden yaşamanın zorluklarını irdelemişti. Eğitime özel bir paragraf açmış olması dikkate değerdi. Zira devlet ya da herhangi bir otoritenin bireyi eğitme( eğme ) sıraya, hizaya sokma, keskin yanlarını törpüleme refleksini, güdüsünü ve özellikle gayesini slogan atmadan ince ince işlemesi Çatak’ın sinemasının ana damarını oluşturuyor. Sarı Zarflar’da da yine eğitimi arka fona alırken aile eğitiminin önemini de örneğiyle ( çocuk karakterler ) vermekten, göstermekten geri durmuyor. Devlet Tiyatrolarında oyunculuk yapan eski dizi oyuncusu Derya ( Özgü Namal ) ile Öğretim Görevlisi kocası Aziz’in ( Tansu Biçer ) son oyunlarının yasaklanması üzerine gelişiyor ve genişliyor. Birçok öğretim görevlisinin, öğretmenin, aydının, sanatçı ve yazarın barış bildirisine imza attıkları için bir sabah ya da gecenin bir yarısı işine son verilenlerin hayatta kalma mücadelelerine odaklanıyor Sarı Zarflar.

Sudan çıkmış balıklar 76. Berlin Uluslar arası Film Festivalinde Altın Ayı Ödülü’yle dönen film, barışı savundukları için kamuoyunda Barış Akademisyenleri olarak bilinen yaraya, mağduriyetlere çeviriyor kamerayı. O dönem büyük bir kıyım yaşanmış sadece ‘Savaşa Hayır’ dedikleri için ve sadece Kürtlerin yanında durdukları için çok bilim insanı, akademisyen, öğretmen işinden uzaklaştırılmıştı. Onurlarını kırıp açlıkla terbiye etme politikaları yüzünden mesleğinin dışında işlerde çalışmak zorunda kaldılar. İnşaatta çalışan öğretmenleri gördüm, tanıştım. Boyun eğmemek, değerlerinden taviz vermemek için çok zor işleri kabul etmek zorunda kaldılar. Sarı Zarflar’ın Aziz’i de okutmak zorunda olduğu........

© İlke TV