menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mülteciler ve uzmanlarla konuştuk: İran’dan yeni göç dalgası gelir mi?

30 0
04.03.2026

İran’a yönelik savaşın bir boyutu da olası göç hareketleri. Türkiye uzunca zamandan beri İran göçünün transit geçiş ülkelerinden. İran üzerinden gelen Afganistan göçü de buna dâhil. Önce 12 gün savaşı, ardından yeni bombardıman dalgası. Peki, yeni savaş hali göç eğilimini nasıl etkiler? Büyük göçler kapıda mı?

İranlı mültecilere, Van’da çalışan gazeteci ve hukukçulara, akademisyenlere sorduk. İşte o yanıtlar:

‘Savaş iki hafta daha sürerse göçler başlar’

Esmael Fettahi uzun yıllar Türkiye’de şartlı mülteci olarak yaşadı. Almanya’dan kabul görerek oraya yerleşti. Bu arada İran’da 12 gün savaşı çıktı, sonrasında ikinci saldırı dalgası başladı. Fettahi’ye İran’daki son durumu ve olası göçleri sorduk. Görüşleri şu şekilde: “İran’da daha çok askeri noktalar vuruluyor. Sivillere buralardan uzak durmaları için uyarılar var. Daha önce Haniyye’nin öldürülmesi nokta atışıydı. Sivillerde kitlesel bir korku ve kaçış yok”.

Fettahi’nin göç ihtimaline ilişkin yorumu ise şöyle: “Devlette çalışan memurlar korkuyorlar, göç edenler işini kaybeder. Rejim değişirse rejim yanlıları göçer. Belki Rusya’ya giderler. Ama tersi olursa yine muhalifler göçmek zorunda kalır. Benim akrabalarım İran’da aynı yerdeler, henüz yer değiştirmediler. 12 gün savaşında halk korkmuyordu. Ama bu savaş iki hafta daha sürerse göçler başlar. Hameney’in ölümüne sevinip dans edenler bile video paylaşabildiler. İran atmosferi şu an farklı ve karışık. Diasporada ise olası göçe dair bir beklenti ve hazırlık yok”.

Metal sektöründe çalışmış olan Fettahi, savaşın işgücü piyasasına etkisini ise şu şekilde dile getiriyor: “Türkiye’de bulunan İranlı mülteciler çalışmaya devam eder. Ama daha görünmez olurlar. İran’daki Afgan mülteciler ise gettolaştılar, savaş zorlarsa onlar da göç edebilirler”.

‘Kadınlar için mültecilik çok daha zor’

Seher, İran’dan 2019 yılında rejimin baskısı nedeniyle çıkmış. Mahsa Amini öldürüldükten sonra “Kadın Yaşam Özgürlük” eylemlerinde öne çıkmış bir isim. Oğlunu görmek için İran’a döndüğünde gözaltına alındığını söylüyor. Ülke dışına çıkmakta epey zorlanmış. Şimdi İstanbul’da yaşlı bakım işinde çalışıyor. Oğlu ve oğlunun babası İran’da kalmış. Zorunlu göç ailelerin parçalanması demek. Devamını şöyle anlatıyor: “Annem, babam ve kardeşlerim İran’dalar. Aileler çok bölündü, bir kısmımız burada bir kısmımız İran’da. Babamı ve erkek kardeşimi gelmeleri için ikna edemedim. İran’da savaş cumartesi başladı. O gün saat 09:15’ten beri ailemden haber alamıyorum. Annem Amerika’daki akrabalarımla konuşmuş. Bombardıman sonrası köye gitmişler. Şimdilik ülke dışına göç durumu yok”. Foto: İranlı bir kadın –  © 2022 Morteza Nikoubazl – NurPhoto

Seher, 12 gün savaşı döneminde Türkiye’ye çok kişinin geldiğini söylüyor ve ekliyor: “Ülkeden çıkabilenler belirli sermayesi olanlar. İran’da özgürlük isteyenler ABD-İsrail işbirliğiyle suçlanıyor. Bu haksızlık. Oysa sistem demokratik olsa kimse ülkeye kolay saldıramaz. Ülke dışında neden 7 milyon İranlı var?” Göçün kadın yüzünü ise şu şekilde anlatıyor: “Ben Türkçe biliyordum ama herkes bu şansa sahip değil. Gazetecilikten gelen ikna gücüm var, çabuk arkadaş edindim. Ekonomik olarak da ayakta durdum. Yine de ayrımcılıkla karşılaşabiliyor insan. Yerli insanları da anlayabiliyorum. Olası büyük göçte daha büyük tepkiler olabilir, endişe duyuyoruz. Kadın mülteciler cinsiyetçi ayrımcılıkla karşılaşıyor. ‘Kadın başına ne işin var burada’ diyebiliyorlar. Özbek, Azeri, Afrikalı birçok kadın göçmenle çalıştım, aynı zorlukları onlar da yaşıyor. Ben annem, babamdan ve oğlumdan ayrıyım. Kitlesel göç olursa aileler bizim gibi parçalanacak. Gelmek istemeyenler de oluyor çünkü.”

‘Değişim olursa ABD’ye değil İran’a giderim’

Amir (39) eşi ve çocuklarıyla birlikte Denizli’de yaşayan bir şartlı mülteci. Üçüncü ülkeye geçme talebi karşılanmış ve ABD’den kabul almış.........

© İlke TV