Depremde Yıkılmayan Evler
Her şeyi yapan, şekil veren insanın kendisi…
İyi ve güzel olmasını sağlayan da kötü yapan da insan…
Her ne olursa olsun, bir şey olması gerektiği gibi olmuyorsa yapılan işin sonunda üzücü bir durum eninde sonunda çıkıyor.
Buradaki sır, olması gerektiği kadar olması.
Az ya da fazla değil…
Yapılan toplumsal ve kamusal işlerde denetçinin önemi elbette çok büyük.
Kamusal işlerde, görevlerde herkes olması neyse onu yapması birinci görevi..
Denetçi olması gerektiği gibi denetleyecek. Tanıdıkların, dostların, akrabaların hiçbir etkisi olmayacak.
Denetlemek onun esas görevi ve bu yüzden maaş alıyor, denetçi bunun bilincinde olmak zorunda. İşi bizzat yapanın da görevi olması gerektiği kadar yapması insan olmanın gerektirdiği bir görev ve sorumluluk…
Bile bile eksik iş yapmanın, hile yapmanın sucu daha da büyük, affedilir bir tarafı yok.
Bu tür işleri yapanların sanıyorum bireysel gelişmesini henüz tamamlamamış insanlar olarak görüyorum. Çünkü yapılan bir işte eksiklik ne demek!
İnsan geçmişinden ders alabiliyorsa değişebiliyor.
Yoksa değişmesi imkânsız.
İnsanlık olarak bu noktada yine ders alıp değişebilecek kadar büyümüş değiliz.
Deprem…
Binlerce acı çekildi, binlerce yürek dağlandı, binlerce aile yok oldu…
17 Ağustos 1999 depreminde tarihindeki........
