CHP’de Butlan Tartışmasından Siyasi Kopuşun Eşiğine
İki Merkezli Yapı ve Yeni Bir Dönemin Başlangıcı
Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan kriz artık sıradan bir parti içi tartışmanın çok ötesine geçmiştir. 4–5 Kasım 2023 kurultayıyla dipten yükselen değişim dalgası, bugün yalnızca bir liderlik değişimi tartışması olmaktan çıkmış; parti içi iktidar mücadelesinin ötesinde kurumsal yapıyı, siyasi meşruiyeti ve partinin gelecekteki yönelimini doğrudan etkileyen tarihsel bir kırılmaya dönüşmüştür.
Başlangıçta yalnızca bir liderlik değişimi gibi görünen süreç, bugün “butlan” tartışmalarıyla birlikte CHP’nin kurumsal yapısını, kadrolarını ve siyasi varlığını doğrudan etkileyen bir siyasi deprem niteliği kazanmıştır. Artık mesele yalnızca genel başkanlık yarışı değildir. Mesele, CHP’nin ve daha geniş anlamda Türkiye’deki merkez sol-sosyal demokrat hareketin hangi siyasi hat üzerinden, hangi kadrolarla ve hangi kimlikle yoluna devam edeceğidir.
Ortaya çıkan tablo göstermektedir ki CHP’de yaşanan süreç, basit bir kadro mücadelesinin çok ötesine geçmiş; tarihsel ve yapısal bir ayrışma üretmiştir. Butlan tartışmasıyla birlikte yalnızca bir kurultayın meşruiyeti değil, partinin siyasi temsil iddiası ve gelecekteki yönü de tartışmaya açılmıştır. Bundan sonraki süreçte gözler yalnızca yargının vereceği kararda değil, parti içindeki fiilî siyasi ayrışmanın nasıl sonuçlanacağında olacaktır.
İki Merkezli CHP: Fiilî Bölünmenin Görünür Hali
Bayramın dördüncü gününde ortaya çıkan tablo, bu kırılmanın en görünür fotoğrafı olmuştur. Bir tarafta Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel merkezde gerçekleştirdiği bayramlaşma programı, diğer tarafta Özgür Özel öncülüğünde Ekrem İmamoğlu çizgisinin Ankara İl Başkanlığı ve Güvenpark çevresinde oluşturduğu siyasi buluşmalar…
Ortaya çıkan görüntü CHP açısından son derece çarpıcıdır. Artık tek merkezden yönetilen bir partiden söz etmek giderek zorlaşmaktadır.
Fiilen iki ayrı merkez oluşmuştur.
Fiilen iki ayrı siyasi hat ortaya çıkmıştır.
Ve bu iki hat yalnızca farklı düşünmemekte; birbirlerini doğrudan rakip değil, karşılıklı olarak siyasi meşruiyetlerini sorgulayan iki ayrı güç odağı olarak görmektedir.
Daha da önemlisi, taraflar arasında kullanılan siyasi dil geri dönüşü zor bir eşiği aşmıştır. Karşılıklı suçlamalar, sert açıklamalar ve birbirlerinin siyasi meşruiyetini hedef alan söylemler göstermektedir ki mesele artık yalnızca yönetim paylaşımı değildir. CHP bugün aynı çatı altında siyaset üretmenin dahi zorlaştığı bir döneme girmiştir.
Siyasette bazı kırılmalar onarılır. Bazıları ise yeni siyasi........
