menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendine Zalim Başkasına İyimser

5 0
15.06.2026

Geçmişte 10 yıl hapiste kaldım, 25 yıl da hapishaneler üzerine çalıştım. (Fotoğraf: Şu önümdeki mektuplar hapiste okuyup yazan mahpusların mektuplarıdır.) Yıllar içinde şöyle bir şey fark ettim. Hapiste ister 10 yıl ister 30 yıl kalmış olun, hatta ne zaman dışarı çıkacağı belli olmayan mahpuslar kendisi içerde acı çekerken bile dışarıdaki insana iyimserlik aşılıyor. Bunu bazen hapiste ziyaret yerinde görüşmecisine anlatıyor, bazen de dışarıya yazdığı mektuplarında yapıyorlar. Bu mahpuslar gelecekte her şeyin daha iyi olacağını belirten cümleler kuruyorlar. Yakın zamanda geçmişte hapiste yazdığım mektuplarıma yeniden baktım, benim de benzer şeyler yazdığımı gördüm. Normalde çok gerçekçi dobra biriyimdir. Ama o yıllarda nedenini bilemediğim bir ruh hali beni dışarıya ve geleceğe dair iyimser yapmış. Bir süre hapiste dışarıdakilere iyimserlik aşılamak isteyen bu ruh halinin izini sürdüm.

Aslında bu konuyu araştırmama vesile olan şey, Dostoyevski’nin Hapishanesi kitabımı yazarken oldu. İlk Dostoyevski’nin hapishanedeki hayatını araştırırken fark etmiştim. Dostoyevski idamdan kurtulur kurtulmaz henüz gözaltındayken bile kardeşine yazdığı mektuplar geleceğe dair yazılmış birer iyimserlik mavi boncuğu gibidir. Sonrasında Çar rejimi Dostoyevski’yi dört yıllığına Sibirya’da diri diri mezara gömdüğü halde, nereden kaynaklanıyordu, Dostoyevski’nin geleceğe olan bu iyimserliği sorusunu sorup izini sürdüm. Üstelik kendisi anılarında, “Dört yıl Sibirya hapishanesinde hayvan gibi insanlarla birlikte kaldım.” demesine rağmen. Kendisini bu duruma sokan şeyin Çar rejiminin adaletsiz yönetimi değil miydi? Ama Dostoyevski’nin Çar rejimine ve ülkesine dair iyimserliği insanı şaşırtıyordu. Bu konunun izini sürmeme neden olan şey Dostoyevski olmuş olsa da genel olarak siyasi mahpusların bu konudaki (dışarıya yönelik) iyimser olma tutumları bazı bakımlardan benziyor.

Konuya dair ulaştığım sonuç şu oldu: Siyasî mahpuslar kendileri hapis oldukları halde yani zulme uğradığını düşündüğü halde, dışarıdaki dünyaya dair iyimserliğini koruyorlar. Bu ruh halinin başlıca iki nedeni var. Birincisi dışarıdan alıkonulmak ve hapishaneye düşmek insanda gelecek kaygısına neden oluyor. Bu gelecek korkusu ve kaygısı hapishane gibi zor bir yerde insanın iyimser olmasına yol açıyor. Bu iyimserlik aslında var olan baskılı ortamına bir direnme biçimi olarak da okunabilir. İkincisi ise ideolojik kurgudan kaynaklanıyor. İdeolojik iyimserlik, özellikle siyasi mahpuslarda ideolojik kimliğe bürünerek kendini........

© Hür Fikirler