İCRA TAKİPLERİNDE TAKAS VE MAHSUP: ALACAKLARIN AYNI NİTELİKTE OLMASI ŞARTI VE İCRA HUKUKUNDA DAR YORUM İLKESİ
İcra hukukunda takas ve mahsup kurumu, maddi hukukta düzenlenen takas mekanizmasının cebri icra sistemine yansıması niteliğindedir. Bununla birlikte icra hukuku, genel mahkemelerde uygulanan maddi hukuk kurallarının aynen uygulandığı bir alan değildir. İcra mahkemelerinin dar yetkili yapısı, takip hukukunun sürat ilkesi ve cebri icranın teknik niteliği nedeniyle, takas savunması icra hukukunda daha sınırlı koşullara tabi tutulmuştur.
Özellikle uygulamada en fazla tartışılan hususlardan biri, takasa konu edilen alacakların “aynı nitelikte” olup olmadığı meselesidir. Son dönem icra mahkemesi kararlarında, farklı hukuki ilişkilerden doğan alacakların takasa elverişli olmadığı yönünde belirgin bir yaklaşım ortaya çıkmaktadır. Bu yaklaşım, icra hukukunun şekli yapısını ve takip hukukunun güvenliğini koruma amacı bakımından önem taşımaktadır.
I. Takas ve Mahsup Kavramı
Türk Borçlar Kanunu’nun 139 ve devamı maddelerinde düzenlenen takas, karşılıklı borçların belirli şartlar altında birbirine mahsup edilerek sona erdirilmesidir. Genel hukuk bakımından takasın amacı, tarafların gereksiz ödeme hareketlerine zorlanmasını önlemek ve ekonomik denge sağlamaktır.
Ancak icra hukukunda mesele yalnızca maddi hukuk ilişkisi değildir. Çünkü icra takipleri kamu gücü kullanılarak yürütülen cebri işlemlerden oluşur. Bu nedenle icra hukukunda takas iddiası, genel mahkemelerdeki kadar geniş biçimde değerlendirilemez.
İcra mahkemeleri sınırlı inceleme yetkisine sahip olup, karmaşık alacak ilişkilerini tam yargılama faaliyeti kapsamında araştırma imkânına sahip değildir. Bu sebeple takas savunmasının kabulü belirli şekli şartlara bağlanmıştır.
II. İcra Hukukunda Takasın Şartları
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.10.1994 tarihli ve 1994/251-593 sayılı kararında da benimsendiği üzere, icra hukukunda takas ve mahsup iddiasının dikkate alınabilmesi için kural olarak:
1. Takasa konu alacağın İİK m.68 kapsamında belgeye dayanması,
2. Bu alacağa ilişkin takibin kesinleşmiş olması,
3. Yahut alacağın ilama........
