GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ GERİ ALINABİLİR Mİ?
Kazanılmış Hak ve İdari İstikrar İlkesi Çerçevesinde Değerlendirme
Yeni bir iş kuran genç bir girişimci düşünelim. Tüm yasal şartları sağlamış, vergi mükellefiyetini başlatmış ve sosyal güvenlik sistemine dahil olmuştur. Devletin genç girişimcilere sağladığı teşviklerden haberdar olmuş ve bu kapsamda gerekli başvuruları yaparak prim desteğinden yararlanmaya başlamıştır.
Zaman içerisinde sistem oturur. Girişimci faaliyetini sürdürürken, primlerinin devlet tarafından karşılanması sayesinde ekonomik olarak bir nebze rahatlar. Üstelik bu destek, ilgili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde uygun bulunmuş ve fiilen uygulanmaya başlanmıştır.
Ancak bir süre sonra beklenmedik bir durum ortaya çıkar. Daha önce yararlandırılan teşvik, herhangi bir yeni yasal düzenleme olmaksızın sistem üzerinden pasife alınır. Bununla da kalınmaz; geçmişe dönük şekilde yüksek miktarda prim borcu tahakkuk ettirilir.
Bu noktada şu sorular gündeme gelir:
Devletin bizzat tanıdığı bir teşvik sonradan geri alınabilir mi?
Teşvikten yararlanma şartlarını sağlayan bir kişinin hakkı, idari bir işlemle ortadan kaldırılabilir mi?
Alt düzenleyici işlemlerle (genelge gibi) kanun ve yönetmelik hükümlerinin tanıdığı haklar daraltılabilir mi?
Ve en önemlisi, bu durum “kazanılmış hak” kapsamında değerlendirilir mi?
İşte bu uyuşmazlık, yalnızca bir prim borcu meselesi olmaktan çıkmakta; hukuk devleti ilkesi, kazanılmış hak ve idari istikrar gibi idare hukukunun temel prensiplerinin tartışıldığı bir alana dönüşmektedir.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle “kazanılmış hak” kavramı üzerinde durulmalıdır. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak idare, tesis ettiği işlemlerle kişilere tanıdığı ve kesinleşmiş hakları keyfi şekilde ortadan kaldıramaz.
Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin 03.04.2001 tarihli 1999/50 E. Ve 2001/67 K. Sayılı kararında “kazanılmış hak”, kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine........
