PPF KAPLAMA, SERAMİK VE ÖZEL DONANIM ZARARLARININ SİGORTADAN TAZMİNİ
PPF KAPLAMA, SERAMİK VE ÖZEL DONANIM ZARARLARININ SİGORTADAN TAZMİNİ
Trafik Sigortası ile Kaskoda Kapsam, Kasko Genel Şartları A.3.1'deki Beyan Şartı ve İspat Sorunu
Son yıllarda, özellikle sıfır ve üst segment araçlarda boya koruma filmi (PPF) ve seramik kaplama neredeyse standart bir uygulama hâline geldi. Bunlara jant, gövde kiti, ses ve görüntü sistemleri, araç kamerası ya da mesleki özel donanım gibi sonradan eklenen unsurlar da eklenince, aracın piyasa değerinin önemli bir kısmı fabrika çıkışında var olmayan kalemlerden oluşabiliyor.
Kaza sonrasında bu kalemler hasar dosyasının en kolay gözden kaçan parçasıdır. Eksper; değişecek parçayı, boya ve işçiliği hesaplar. Şeffaf film, seramik tabakası ya da sonradan takılmış bir donanım ise araç sahibi özellikle belirtmedikçe rapora girmeyebilir. Rapora girmeyen kalem, çoğu zaman ödenmeyen kalemdir.
Bu yazının iki tezi vardır. Birincisi: Kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası bakımından bu kalemler, ispat edilmek kaydıyla zarar görenin gerçek zararının parçasıdır ve poliçede belirtilme şartına bağlı değildir. İkincisi: Kaskoda ise Kasko Genel Şartları A.3.1 maddesindeki beyan şartı belirleyicidir. Uyuşmazlıkların çoğu da bu şartın kapsamından, yani PPF ve seramik kaplamanın "aksesuar" sayılıp sayılmayacağından doğmaktadır. Her iki yolda da sonucu belirleyen, ispat ve özellikle kaplamanın "ekonomik ömrü" meselesidir.
I. KAVRAMLAR: KAPLAMA, AKSESUAR VE ÖZEL DONANIM
PPF, aracın boyalı yüzeyine uygulanan şeffaf, genellikle poliüretan esaslı bir filmdir. Amacı taş sıçraması, çizik ve hafif darbelerin boyaya ulaşmasını önlemektir. Seramik kaplama ise boya üzerinde ince ve sert bir koruyucu tabaka oluşturan kimyasal bir uygulamadır. Her ikisinin de üreticiye ve ürüne göre değişen bir garanti ve kullanım süresi vardır.
Bu iki uygulama, klasik anlamda araca "takılan" bir parça değildir; boyaya bütünleşen bir yüzey işlemidir. Jant, gövde kiti, multimedya ünitesi, kamera, çeki demiri veya ambulans, karavan, soğutucu gibi mesleki donanımlar ise sökülüp takılabilen, ayrı bir ekonomik değeri olan unsurlardır. Bu ayrım, aşağıda görüleceği üzere özellikle kaskoda önem taşır.
II. ZORUNLU TRAFİK SİGORTASI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85. maddesinin birinci fıkrasına göre motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa araç işleteni bu zarardan sorumludur. KTK'nın 91. maddesi, işletenin bu sorumluluğunun karşılanması için zorunlu mali sorumluluk sigortasını öngörür. KTK'nın 90. maddesi ise Kanun'da düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) haksız fiile ilişkin hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
Haksız fiil hukukunun temel amacı zarar görenin gerçek zararının giderilmesidir. Zarar gören araçtaki PPF'nin hasarlı panelde sökülüp yeniden uygulanması, boyanan bölgeye seramik kaplamanın yeniden yapılması ya da hasar gören özel donanımın onarımı veya yenilenmesi, zarar görenin malvarlığında kaza nedeniyle oluşan azalmanın parçasıdır. Bu nedenle bu kalemler, kusur oranı ve poliçenin maddi hasar limiti ile sınırlı olmak üzere trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamındadır.
Trafik sigortasında kaskodakine benzer bir "poliçede belirtme" şartı aranamaz. Zorunlu trafik sigortası bir sorumluluk sigortasıdır; sözleşmeyi zarar gören değil, kusurlu aracın işleteni yapmıştır. Zarar görenin aracında hangi kaplama veya donanımın bulunduğunu bilmesi ve bunu beyan etmesi beklenemez. Sigortacının sorumluluğunu, sigortalısının işleten olarak hukuki sorumluluğu belirler; bu sorumluluk da zarar görenin gerçek zararını kapsar.
Bu sonuç, ispat yükünün kalktığı anlamına gelmez. TBK'nın 50. maddesinin birinci fıkrasına göre zarar gören, zararını ispat yükü altındadır. Zarar görenin kaplamanın veya donanımın kaza anında araçta bulunduğunu, bedelini ve kazanın bu kalemlere zarar verdiğini göstermesi gerekir. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise önemli bir güvence sağlar: Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Fatura kaybolmuş, ancak kaplamanın varlığı fotoğraf ve uygulayıcı kayıtlarıyla gösterilebiliyorsa bu hüküm devreye girebilir.
III. KASKODA BEYAN ŞARTI: KASKO GENEL ŞARTLARI A.3.1
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.3.1 maddesi şöyledir: "Poliçede belirtilen araç ve aracın üzerine fabrika çıkışında standart donanım olarak monte edilmiş her türlü ses, iletişim ve görüntü cihazları ile poliçede belirtilmeleri koşuluyla araçta standardının dışında yer alan, fabrika çıkışında veya sonradan ilave edilmiş aksesuarlar sigorta kapsamı içindedir."
Hüküm iki gruba ayrılır. Fabrika çıkışında standart olarak monte edilmiş cihazlar kendiliğinden teminattadır. Standart dışı olan, ister fabrika çıkışında ister sonradan eklenmiş aksesuarlar ise ancak poliçede belirtilirse teminata girer. Bu şart, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1435. maddesindeki beyan yükümlülüğüyle de uyumludur. Bu maddeye göre sigorta ettiren, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk........
