menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HASAR DOSYASI VE ONARIM OLMADAN DEĞER KAYBI

30 0
20.09.2026

HASAR DOSYASI VE ONARIM OLMADAN DEĞER KAYBI

Onarılmayan, Hasarlı Hâlde Satılan ya da Hakkında Hasar Dosyası Açılmayan Araçta Değer Kaybı Talebi: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2026 Tarihli Kararı ve Sigorta Tahkim Uygulaması Üzerine Bir Değerlendirme

Trafik kazasından doğan değer kaybı taleplerinde, özellikle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen uyuşmazlıklarda, zaman zaman şu gerekçeyle karşılaşılmaktadır: Sigorta kuruluşu nezdinde araca ilişkin bir hasar dosyası açılmamıştır, dosyada onarım faturası ya da ekspertiz raporu yoktur, aracın onarıldığı ispatlanamamıştır; şu hâlde değer kaybı zararı da ispatlanamamıştır. Bu gerekçe kimi zaman başvurunun esastan reddine, kimi zaman bilirkişi incelemesine dahi geçilmeksizin dosya üzerinden karar verilmesine yol açmaktadır. Yazarın kendi uygulamasında da aynı gerekçeyle sonuçlanan başvurular olmuştur.

Oysa hasar dosyasının bulunmaması, uygulamada son derece sıradan nedenlerden kaynaklanır. Araç sahibi onarımı kendi kasko sigortasından yaptırmış ve kusurlu tarafın trafik sigortacısına yalnızca değer kaybı için başvurmuş olabilir. Onarımı bedelini kendisi ödeyerek, faturasız çalışan bir sanayi esnafına yaptırmış olabilir. Aracı hiç onarmadan kullanmaya devam etmiş ya da hasarlı hâliyle satmış olabilir. Bu ihtimallerin hiçbirinde zarar görenin malvarlığındaki eksilme ortadan kalkmış değildir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 29.04.2026 tarihli ve 2025/980 E., 2026/772 K. sayılı kararında bu soruna ilişkin ilkeyi açık bir cümleyle ortaya koymuştur: Sigorta şirketi gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, "aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli yanında değer kaybı zararının talep edilmesi mümkündür." Bu çalışmada önce bu formülün içtihattaki kökeni ve gelişimi izlenecek, ardından "hasar dosyası yok" gerekçesi normatif açıdan değerlendirilecek, son olarak ilkenin sınırları ve ispat bakımından uygulamaya dönük sonuçları ele alınacaktır.

I. DEĞER KAYBI NE ZAMAN DOĞAR? ZARARIN VARLIĞI İLE ÖLÇÜMÜ ARASINDAKİ FARK

Değer kaybı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 anlamında haksız fiilden doğan bir malvarlığı zararıdır. Yargıtay'ın yerleşik tanımına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış hâldeki değeri arasındaki farktır; belirlenmesinde aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımlar dikkate alınarak kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarıldıktan sonraki ikinci el satış değeri karşılaştırılır (Yargıtay 4. HD, E. 2021/21252, K. 2022/5913, 25.03.2022).

Bu tanımdaki "onarılmasından sonraki değer" ifadesi, değer kaybının doğumunu onarım şartına bağlayan bir unsur olarak okunmamalıdır. Tanım, zararın nasıl ölçüleceğini gösterir; zararın ne zaman doğduğunu değil. Malvarlığındaki eksilme kaza anında gerçekleşir: Araç o andan itibaren ikinci el piyasasında "hasar görmüş araç" niteliğini kazanmıştır. Onarım bu niteliği ortadan kaldırmaz, yalnızca hasarın fiziksel sonuçlarını giderir. Onarım bedeli, fiziksel hasarın giderilmesinin maliyetidir; değer kaybı ise en iyi onarımdan sonra dahi geriye kalan ticari değer düşüklüğüdür. İkincisinin birincisine bağlı olmadığı, tanımın kendisinden anlaşılmaktadır: Ölçümde esas alınan, aracın "onarılmış hâldeki" değeridir ve bu değer, onarım fiilen yapılmamış olsa da bilirkişi tarafından varsayımsal olarak belirlenebilir.

Normatif zemin de bu sonucu desteklemektedir. Anayasa Mahkemesi, 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 90'da yer alan ve tazminatın Genel Şartlar'da öngörülen usul ve esaslara göre belirlenmesini öngören ibareleri iptal etmiş; 29.12.2022 tarihli ve 2021/82 E., 2022/167 K. sayılı kararıyla da 7327 sayılı Kanun'la aynı maddeye eklenen değer kaybı hesaplama ölçütlerini iptal etmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kanun yararına bozma yoluyla önüne gelen bir dosyada, iptal kararından sonra zararın ve kapsamının KTK ile TBK'nın haksız fiil hükümlerine ve Yargıtay uygulamasına göre belirlenmesi gerektiğini, Genel Şartlar ekindeki formüle göre hesap yapan bilirkişi seçeneğinin hükme esas alınamayacağını belirtmiştir (E. 2021/21252, K. 2022/5913). Değer kaybı bakımından geçerli rejim, gerçek zararın tazmini ilkesidir.

II. İÇTİHADIN SEYRİ: "ONARIM YAPILSIN YA DA YAPILMASIN" FORMÜLÜNÜN KÖKENİ VE DEĞER KAYBINA TAŞINMASI

1. Formülün kökeni: Katma değer vergisi içtihadı. İncelenen formül ilk olarak Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin hasar bedeline ilişkin kararlarında ortaya çıkmıştır. Dairenin 02.10.2017 tarihli ve 2016/16052 E., 2017/8418 K. sayılı kararına konu olayda davacı, delil tespiti yoluyla hasarı belirletmiş, ardından aracını satmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının onarım faturası sunmadığını, faturanın sunulmamasından aracın onarılmadan devredildiği sonucunun çıkarılması gerektiğini ve satış sırasında hasarlı bedele ilişkin anlaşmanın somutlaştırılmadığını belirterek katma değer vergisi hariç tazminata hükmetmiştir. Yargıtay hükmü davacı lehine bozmuştur: Sigortacı üçüncü kişinin uğradığı gerçek zarardan sorumludur ve tazmin borcunu yerine getirirken "aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın" hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de ödemek zorundadır.

Bu kararın önemi, katma değer vergisine ilişkin sonucundan çok dayandığı düşüncededir: Tazminat alacağı, zarar görenin zararı fiilen nasıl giderdiğine, hatta giderip gidermediğine bağlı değildir. Zarar gören, tazminatı aracını onarmak için kullanmak zorunda olmadığı gibi, onarımı belgelendirmek zorunda da değildir. Sigorta tahkim uygulaması bu formüle hasar bedeli bakımından yabancı değildir. Nitekim 26.06.2025 tarihli ve K-2025/324512 sayılı hakem kararının gerekçesinde aynı Yargıtay kararına atıf yapılarak "hasara uğrayan araç tamir görmese dahi" katma değer vergisinin gerçek zarar ilkesi kapsamında hasar bedelinin içinde olduğu ifade edilmiştir (başvuru, somut olayda onarım kasko sigortacısı eliyle yapıldığından husumet yönünden reddedilmiştir; burada önem taşıyan, gerekçede benimsenen ilkedir).

2. Formülün değer kaybına taşınması: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi. Formülü değer kaybı bakımından açıkça uygulayan kararların başında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 01.02.2024 tarihli ve 2023/1641 E., 2024/222 K. sayılı kararı gelmektedir. Olayda davacı aracını onarmadan, hasarlı hâliyle 651.899 TL'ye satmıştır. Davalı işleten ve sürücü, değer kaybı hesabı yapılabilmesi için aracın öncelikle tamir edilmiş olması gerektiğini savunmuştur. Daire bu savunmayı reddetmiştir: "Aracın onarılmadan hasarlı olarak satılması değer kaybı zararı talep edilmesine engel oluşturmaz. Zira, sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle........

© Hukuki Haber