menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İŞÇİNİN YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKKI: ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME

21 0
29.03.2026

Çalışmak insanlığın kaderi; dinlenmek ise onun vazgeçilmez hakkıdır. Bu iki olgu arasındaki gerilim, iş hukukunun en temel meselelerinden birini oluşturmuş ve uluslararası toplum, dinlenme hakkını yüzyılın başından itibaren güvence altına alma çabasına girmiştir. Yıllık ücretli izin aile yaşamını sürdürme ve toplumsal hayata katılma kapasitesini yenileme işlevi gören somut bir haktır. Yıllık izin, işçinin iş yerindeki iş sağlığı ve güvenliğini koruyan en önemli husustur. Uzun süre dinlenmeden çalışan bir işçinin dikkat dağınıklığı, sadece kendi yaşamını değil, iş yerindeki diğer çalışanların güvenliğini de tehlikeye atar. Bu bağlamda, uluslararası sözleşmelerin "ücretli" vurgusu da tesadüf değildir. İşçi, izinde iken geçim kaygısı taşımamalıdır. İzin ücretinin peşin ödenmesi veya izne çıkmadan önce verilmesi zorunluluğu da bununla bağlantılıdır.

Dinlenme hakkı, refah meselesi olduğu gibi insan onurunun, bedensel ve zihinsel bütünlüğün korunmasının da zorunlu bir uzantısıdır. Bu gerçeklik, uluslararası hukuk alanında da kendine yer bulmuş; dinlenme ve ücretli izin hakkı, yalnızca işçi-işveren ilişkisinin bir ayrıntısı olarak değil, temel bir insan hakkı olarak tanımlanmıştır.

Türkiye bu hakkı hem Anayasa'sında güvence altına almış hem de çeşitli uluslararası belgelerle bağlantılı yükümlülükler üstlenmiştir. Ne var ki "güvence altına almak" ile "fiilen sağlamak" arasındaki mesafe, zaman zaman tartışma konusu olmaktadır. Uluslararası çerçeveyi anlamadan ulusal mevzuatı doğru yorumlamak mümkün değildir; nitekim Anayasa'nın 90. maddesi, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 24. maddesi de dinlenme ve ücretli izin hakkını açıkça koruma altına almıştır.

Türkiye, bu alanda belirleyici uluslararası belgelerin tarafıdır. Ancak yıllık ücretli iznin asgari üç çalışma haftası olması gerektiğini öngören Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 1970 tarihli ve 132 No.lu Ücretli Yıllık İzin Sözleşmesi’ni Türkiye onaylamamıştır.

Bunun yanı sıra, Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa Sosyal Şartı'nın 2. maddesi de işçilerin yıllık ücretli izin hakkını güvence altına almakta; devletlere bu konuda yasal zemin oluşturma yükümlülüğü yüklemektedir.

Bütün bu uluslararası düzenlemeler, iç hukukumuzdaki yıllık ücretli izin hükümlerini yorumlarken işçi lehine yorum ilkesiyle birlikte dikkate alınmak durumundadır.

I. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Türkiye'nin Konumu

1.1. Örgütsel Çerçeve

1919 yılında Versay Antlaşması'nın ekinde kurulan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), bugün BM'nin özel kuruluşu olarak 187 üyeyle faaliyet yürütmektedir. Türkiye ile ILO arasındaki ilişki 1927'ye dayanmakta olup ülkemiz o dönemde Milletler Cemiyeti üyesi olmadığından gözlemci statüsüyle teşkilata katılmıştır. Türkiye, ILO'ya resmi üyeliğini 1932'de tescil ettirmiştir.

ILO'nun normatif çalışmaları iki temel belgede somutlaşır: bağlayıcı nitelikteki sözleşmeler ve tavsiye niteliğindeki tavsiye kararları. Bir üye devletin sözleşmeyi onaylaması, o devlet için uluslararası hukuki yükümlülük doğurmaktadır. Türkiye, bugüne kadar ILO'nun toplam 59 sözleşmesini onaylamış; bu sözleşmelerin 55'i hâlen yürürlüktedir. ILO resmi sitesi ya da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ILO Onay Listesine bakılarak hangi sözleşmelerin onaylandığı görülebilir.

1.2. ILO No. 52 Sayılı Sözleşme (Ücretli Tatiller, 1936)

ILO'nun yıllık ücretli izin alanındaki ilk kapsamlı düzenlemesi 1936 tarihli 52 No'lu Ücretli Tatiller Sözleşmesi'dir. Sözleşme, işçilere her hizmet yılı karşılığında asgari altı günlük ücretli izin hakkı öngörmüştür. Türkiye bu sözleşmeyi onaylamamıştır. Tarihsel açıdan önemli bir boşluk olsa da sözleşme 1970'te yerini revize metne bırakmıştır.

1.3. ILO No. 132 Sayılı Sözleşme (Ücretli Yıllık İzin Sözleşmesi - Revize, 1970)

Yıllık ücretli izin alanında en kapsamlı ve güncel düzenleme, ILO'nun 132 No'lu "Ücretli Yıllık İzin (Revize) Sözleşmesi"dir. 24 Haziran 1970'te Cenevre'de ILO Genel Konferansı tarafından kabul edilen, 30 Haziran 1973’te yürürlüğe giren bu sözleşme, işçilere asgari........

© Hukuki Haber