menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Konkordato Kararının İşçilik Alacaklarına Etkisi

28 0
10.08.2026

Ekonomik darboğazlara giren şirketlerin borçlarını yapılandırarak faaliyetlerine devam etmelerini sağlamak amacıyla düzenlenmiş olan konkordato kurumu, alacaklılar ile borçlular arasındaki dengeyi gözeten önemli bir hukuki mekanizmadır. 2018 yılında yapılan yasal değişikliklerle yeniden yapılandırılan konkordato sistemi, iflasın önüne geçmek ve ticari hayatı korumak adına sıkça başvurulan bir çözüm yolu hâline gelmiştir.

Ancak konkordato ilanı, sadece ticari alacaklıları değil; aynı zamanda işveren ile iş ilişkisi bulunan işçileri de doğrudan etkileyen sonuçlar doğurur. Zira işçiler, iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret, kıdem, ihbar, fazla mesai ve yıllık izin gibi çeşitli alacaklara sahiptir. Bu tür alacaklar hem niteliği hem de sosyal koruma işlevi itibarıyla farklı bir değerlendirmeyi gerektirir.

Konkordato, borçlu şirketlerin, alacaklılarının izni ve mahkemenin tasdikiyle borçlarını belli bir plana göre ödemelerine imkân tanıyan, iflası önlemeyi amaçlayan bir yeniden yapılandırma sürecidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 285 ila 309. maddeleri arasında düzenlenen bu kurum, hem borçlunun ticari faaliyetini sürdürebilmesine hem de alacaklıların alacaklarını belirli ölçüde ve sıraya göre tahsil edebilmesine imkân tanır. Konkordato, mahkemece geçici ve kesin mühlet kararı verilmesiyle birlikte çeşitli hukuki sonuçlar doğurur. Bu süreçte borçlunun malvarlığı koruma altına alınır, alacaklıların bireysel takibi durur ve bir ödeme planı hazırlanarak mahkemeye sunulur.

Konkordato ve İflasın İşçi Haklarına Etkisi

Konkordato süreci, işçi alacakları açısından belirli güvenceler sağlamakla birlikte, işverenin mali durumu nedeniyle alacakların tahsilini geciktirebilir veya kısmen imkânsız hâle getirebilir. Konkordato mühleti boyunca, işçi alacaklarına ilişkin icra takipleri durur; bu durum, işçinin bireysel olarak alacağını tahsil etme imkanını sınırlandırır.

Buna karşın, İcra ve İflas Kanunu’nun 206. maddesi uyarınca, bazı işçilik alacakları iflas ve konkordato süreçlerinde birinci sırada imtiyazlı alacak olarak kabul edilmektedir. Ücret, kıdem ve ihbar tazminatları bu kapsamda değerlendirilir. Bu imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Ayrıca, işçinin ücretinin güvence altına alınması amacıyla, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu çerçevesinde kurulan Ücret Garanti Fonu devreye girebilir.

İflas hâlinde ise iş sözleşmeleri iflas kararının verilmesiyle birlikte feshedilmiş sayılırken; konkordato sürecinde iş ilişkileri, mahkemenin vereceği kararlara ve işverenin faaliyetini sürdürme durumuna göre devam edebilir. Bu nedenle konkordato, işçilerin çalışma hayatı ve alacaklarına etkisi bakımından özel önemde bir kurumdur.

İşverenin konkordato ilan etmesi, işçinin iş sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği anlamına gelmez. Ancak bu süreç, işçinin hem alacakları açısından hem de iş ilişkisini sürdürme bakımından dikkatli hareket etmesini zorunlu kılar. Aşağıda, işçinin atması gereken temel adımlar sıralanmıştır:

1. Alacaklarını Takip Etmeli ve Belgelemelidir.

- İşçi, işverenin ücret, fazla mesai, tazminat gibi borçlarını düzenli biçimde ödeyip ödemediğini izlemeli,

- Ödenmeyen alacaklara ilişkin bordro, banka dekontu, e-posta, tanık beyanı gibi delilleri muhafaza etmelidir.

- Ödenmeyen alacaklar varsa bunların toplamı, hangi aylara ait olduğu ve içeriği açıkça belirlenmelidir.

2. Konkordato Sürecine Dair Tebligatları Takip Etmelidir.

- Konkordato ilanı ve mühlet kararları resmî ilan yoluyla duyurulur, ancak işçiye ayrıca bildirim yapılması şart değildir.

- Bu nedenle işçi, ilan.gov.tr, UYAP veya İcra Mahkemesi dosyaları üzerinden süreci takip etmeli ve alacağını alacaklı listesine kaydettirmek için gerekli süreleri kaçırmamalıdır.

- Gerekirse konkordato komiserine başvurarak alacağını listeye kaydettirmeli, liste dışı kalması hâlinde itiraz etmelidir.

3. Hizmet Sözleşmesinin Devam Edip Etmediğini Değerlendirmelidir.

- İşverenin faaliyetleri devam ediyor ve işyerinde fiilen çalışma varsa, iş sözleşmesi geçerliliğini korur.

- Ancak ücretler düzenli ödenmiyorsa veya işveren yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa, işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir (İK m.24).

- Kıdem tazminatına hak kazanır,

- Feshe bağlı tüm alacaklarını talep edebilir,

- Konkordato kapsamında alacağını bildirerek ödeme planına dâhil olmalıdır.

4. Ücret Garanti Fonu’na Başvuru İmkânını Araştırmalıdır.

- Son 3 aya ait ödenmeyen ücretleri varsa ve konkordato ilanı kesinleşmişse, işçi Ücret Garanti Fonu’na başvurabilir.

- Bu başvuru İŞKUR üzerinden yapılır ve işçinin asgari geçimi için hayati önem taşır.

5. Zaman Aşımı ve Hak Düşürücü Sürelere Dikkat Etmelidir.

- İşçilik alacaklarında zaman aşımı süresi 5 yıl olsa da, konkordato planı tasdik edildikten sonra 1 yıl içinde dava açılmaması hâlinde bazı haklar kaybedilebilir.

- Bu nedenle, plan dışında bırakılmış alacaklar için mutlaka süre içinde yasal başvuru yapılmalıdır.

Konkordato Kararı İşçilik Alacaklarına Etkisi İşçilik Alacaklarının Niteliği ve İmtiyazı

İşçilik alacakları, işverenin konkordato ilan ettiği durumlarda özel bir statüye sahiptir. Bu alacakların niteliği ve mevzuattaki konumları, hem işçilerin ekonomik güvenliğini sağlamak hem de konkordato sürecinin hakkaniyetli biçimde işlemesini temin etmek açısından büyük önem taşır.

İşçilerin ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla mesai alacakları; iş sözleşmesinden doğan parasal haklardır. Bu alacaklar, İş Kanunu başta olmak........

© Hukuki Haber