menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Dosya İnceleme Hikâyesi

9 0
16.10.2026

15 Ekim 2026 günü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık Bürosunda bir soruşturma dosyasını incelemek istedim. Görevli Cumhuriyet savcısının talebi üzerine dosya inceleme dilekçemi ve kimlik fotokopimi sundum. Cumhuriyet savcısı hanımefendi son derece nazikti. Bu nezaketi özellikle belirtmek istiyorum; çünkü anlatacağım mesele, kişisel bir kabalık veya savcıyla yaşanmış bir tartışma meselesi değildir.

Dosyayı incelemek üzere kaleme gittim. Zabıt kâtibi bey dosyayı teslim etti; ancak incelemeyi bankonun gerisinde yapabileceğimi söyledi. Gösterilen yerde dosyayı koyabileceğim uygun bir alan bile yoktu. Oturabileceğim bir sandalye de bulunmuyordu. Dosyayı inceleyebileceğim bir yer gösterilmesini istedim. Bunun yasak olduğu söylendi.

Altmış iki yaşında bir avukat olarak yaklaşık bir saat boyunca dosyayı ayakta incelemek zorunda kaldım. Dosyayı açabileceğim bir masa, oturabileceğim bir sandalye istiyordum. Yaşım, bu koşulların bedensel yükünü daha görünür kılıyordu; ancak mesleki çalışmaya uygun bir yer talep etmek için belirli bir yaşa gelmiş olmak da gerekmemeliydi.

Görünüşte dosyaya erişmiştim. Talebim reddedilmemiş, dosya benden saklanmamıştı. Fakat dosyanın elime verilmesiyle onu mesleğimin gerektirdiği biçimde inceleyebilmem arasında, bir masa ve bir sandalye kadar somut bir mesafe vardı. O mesafenin içinde savunma hakkına ilişkin önemli bir sorun duruyordu.

Dosya incelemek, kâğıtların üzerine göz gezdirmek değildir. Bir ifadeyi başka bir ifadeyle karşılaştırmak, tarihleri yan yana getirmek, belgeler arasındaki bağlantıyı kurmak, çelişkileri belirlemek ve not almak gerekir. Bazen soruşturmanın yönünü değiştirecek ayrıntı, birbirinden onlarca sayfa uzakta bulunan iki belgenin birlikte okunmasıyla ortaya çıkar. Avukatın bu işi yapacağı yerin nasıl düzenlendiği, yaptığı işin niteliğini doğrudan ilgilendirir.

Dosyaya erişmek ve inceleme imkânına sahip olmak

CMK’nin 153. maddesi, müdafiin soruşturma dosyasını inceleme ve istediği belgelerin örneğini alma yetkisini düzenler. Bu yetkinin kanunda belirtilen koşullarda sınırlandırılabilmesi ayrı bir meseledir. Buradaki sorun, incelemeye açılmış bir dosyanın hangi fiziksel koşullarda incelenebildiğidir. Hakkın tanınması kadar, kullanılmasına elverişli bir çalışma düzeninin kurulması da önem taşır. [1]

Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesi de yargı organlarına, avukatların görevlerini yerine getirmelerine yardımcı olma yükümlülüğü getirir. Kanunun bu yaklaşımından hareketle, yardım yükümlülüğünün dosyayı bankodan uzatmakla tamamlandığını düşünmek güçtür. İncelemenin makul koşullarda yapılabilmesi, bu yükümlülüğün amacıyla birlikte değerlendirilmelidir. [2]

Burada talep edilen, özel bir ağırlama veya kişisel ayrıcalık değildir. Dosyayı açabileceğim bir masa, oturabileceğim bir sandalye ve not alabileceğim bir çalışma alanıdır. Bunların her defasında bir ricaya, görevlinin anlayışına veya o günkü imkânlara bağlı olması, savunmanın çalışma koşullarının kurumsal olarak yeterince düşünülmediğini gösterir.

“Dosyayı verdik” açıklaması, erişimin yalnızca teslim boyutunu anlatır. Oysa inceleme yetkisinin amacı, avukatın dosyanın içeriğini anlayabilmesi ve hukuki yardımını buna göre hazırlayabilmesidir. Dosyanın teslim edilmiş olmasıyla bu amacın gerçekleşmiş olması aynı şey değildir.

Bankonun çizdiği sınır

Adli mekân politikası denildiğinde yalnızca yeni adliye projelerini, büyük binaları veya duruşma salonlarını düşünmemek gerekir. Bir kapıdan kimin geçebildiği, hangi alanın kimlere kapatıldığı, kimin nerede beklediği ve kimin çalışmasına yer ayrıldığı da bu politikanın parçalarıdır. Mimari tasarım ile gündelik kullanım kuralları birlikte, adliyenin fiilî düzenini oluşturur.

Linda Mulcahy, “Architects of Justice: The Politics of Courtroom Design” başlıklı makalesinde mahkeme mekânını tarafsız bir kabuk olarak........

© Hukuki Haber