menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ SUÇLARINDA HÜKÜM KURMA

39 0
11.02.2026

5237 sayılı TCK'nın Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti başlıklı 188. maddesinin 3. fıkrası; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, 10 yıldan aşağı olmamak üzere hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır, şeklinde tanımlanmış olup uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine ilişkin seçimlik hareketler belirlenmiştir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalarda uyuşturucunun kullanma amacı doğrultusunda bulundurulduğu yönünde savunmalar yapılmaktadır. Adil yargılama hakkı kapsamında şüpheli veya sanığın savunmasının doğruluk derecesinin araştırılarak maddi gerçeğin tespiti gerekir. Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde ana ölçüt, bulundurmanın hangi amaca yönelik olduğunun araştırılmasıdır. Ceza Genel Kurulu’nun 15.06.2004 gün ve 107-136 ile 06.03.2012 gün ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da belirtildiği gibi, uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma maksadına yönelik olduğunun belirlenmesinde kural düzeyinde ölçütler benimsenmektedir. Şüpheli veya sanığın suça konu uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi bedelli veya bedelsiz başkasına verip vermediğinin araştırılması gerekir. Yine suça konu maddenin miktarı ve türünün de bilimsel açıdan araştırılarak şüpheli veya sanığın kişisel kullanımı kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi şarttır. Ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçiriliş şekli de eylemin niteliğinin tespitinde önemli bir kriter olarak karşımıza çıkmaktadır.

Uyuşturucu madde suçlarında somut olayın özelliklerine göre sanık hakkındaki iletişimin tespiti, dinlenmesi ve tespitine yönelik tedbir, varsa fizik takip altında tutulduğu dönemdeki eylemleri, varsa zincirleme suretiyle uyuşturucu ve/veya uyarıcı madde satışı, suçüstü yapıldığı anda kullandığı araçta, iş yerinde ve/veya evde uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması, uyuşturucu ve veya uyarıcı maddenin miktarı ve türü, ihbar üzerine suça konu uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri satın alan kişilerin yakalama sonrası polisteki ifadeleri, soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki tüm ifadeler, tapeler, usulüne uygun olarak alınmış üst arama, araç, ev ve/veya iş yeri arama tutanakları, yakalama tutanakları, uzmanlık raporları ile olayın oluş ve işleyiş şekli ışığında maddi gerçeğin ortaya çıkarılarak bir değerlendirme yapılmak suretiyle sanığın eyleminin nitelendirilmesi, delillerin ortaya konularak tartışılması suretiyle sanığın mahkumiyeti halinde eylemine uyan yasa maddelerinin usule uygun olarak belirlenmesi gerekir. Diğer bir ifadeyle, iddia, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık anlatımları, kollukça düzenlenen üst arama tutanağı, ön tespit tutanağı, tartı vezin tutanağı, eşleştirme tutanağı, varsa ihbar tutanağı, fotoğraf teşhis tutanakları, … Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen uzmanlık raporu,… İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Parmak İzi Geliştirme Laboratuvar Büro Amirliğince düzenlenen uzmanlık raporu, sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtları ile olayın oluş ve işleyiş şekli üzerinden bir maddi ve hukuki değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.

Hukuka uygun yöntemlerle Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimliğinden alınan karar doğrultusunda soruşturma kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan takip edilen sanık veya sanıklara yönelik uygulanan iletişimin tespiti ve fiziki takip çalışmaları neticesinde sanık veya sanıkların bireysel ya da fikirsel ve eylemsel iş birliği içerisinde uyuşturucu veya uyarıcı madde almak isteyen şahısların telefon iletişimine ilişkin telefon trafiği, alıcı veya alıcıların sanık veya sanıkların iş yerine veya ikametlerine giderek uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satın almalarının tutanaklar ile belgelenmesi, fiziki takip çalışmaları, yakalamalar ile yakalanan alıcı ve satıcının usulüne uygun olarak somut olayın özelliklerine göre fiziksel veya fotoğraf teşhis tutanakları üzerinden maddi gerçeği ortaya çıkarmaya yönelik olarak mahkemenin dosya kapsamındaki deliller ışığında vicdani kanaate ulaşmasında hukuki zorunluluk bulunmaktadır. Kurgu veya varsayımlar üzerinden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırılık oluşturmaktadır.

Uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılama yapan ağır ceza mahkemesi sanık hakkında mahkûmiyet kararı verdiğinde sanığın tutuklanma nedenleri, tutuklu kaldığı süre ve verilen cezanın miktarı nazara alınarak tutukluluk halinin devamına ve hüküm özetinin bulunduğu yer cezaevine gönderilmesine karar verilmelidir. Uygulamada uzun süre tutuklu kalan sanıkların sanık statüsünden hükümlü statüsüne geçerek hükümlü hakları olan açık cezaevine gitme, şartla tahliye ve denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanmak amacıyla mahkeme kararlarını istinaf etmeyerek kararın kesinleşmesini sağladıkları gözlemlenmektedir.

CMK’nın 217. maddesine göre hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir; ”Hükme esas alınan iletişimin tespiti çözüm tutanakları, görüntü çözümleme tutanağı ile diğer tutanakların duruşmada sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması, sanığın konuşmaların kendisine ait olmadığını belirtmesi durumunda ses örneklerinin alınması ve ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ayrıca tanık H..'dan ele geçen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu fişte sanık İ…'in parmak izinin çıkması karşısında buna ilişkin sanık İ..'in beyanının alınması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması, hukuka aykırılık oluşturmaktadır”[1].

Mahkeme uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 188/3. maddesi gereğince kastının yoğunluğu, ele geçen uyuşturucu madde miktarı, suçun oluş ve işleniş biçimi, suçun işlendiği yerile meydana gelen zarar ve/veya tehlike gözetilerek asgari hadden uzaklaşarak takdiren ve teşdiden cezayı belirlerken gerekçesini somut olgular üzerinden detaylandırmalıdır.

Sanıktan ele geçen uyuşturucu maddelerden birinin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması halinde sanığa verilen cezadan TCK'nin 188/4-a maddesi gereğince yarısı oranında artırım yapılması gerekir. Yine uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan,........

© Hukuki Haber