menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Muris Muvazaası: Hukuki Niteliği, Unsurları, Kimlerin Dava Açabileceği, İspat ve Zamanaşımı

30 0
28.03.2026

Bu makalede Türk hukukunda çok tartışılan ve uygulamada sıkça karşılaşılan bir konu olan muris muvazaası detaylı şekilde incelenecektir. Öncelikle muris muvazaasının tanımı ve hukuki niteliği ele alınacak, ardından Yargıtay içtihatlarıyla belirlenen unsurlar, dava açma ehliyeti, ispat rejimi ve zamanaşımı gibi kritik konular değerlendirilecektir. Makalede özellikle 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (YİBK) ışığında, muris muvazaasının miras hukuku içindeki yeri ve uygulama esasları ele alınacaktır.

Muris Muvazaasının Tanımı ve Hukuki Niteliği

Muris muvazaası, miras bırakanın kendi mirasçılarını miras hakkından mahrum etmek amacıyla gerçek iradesini gizleyerek yaptığı işlemleri, görünüşte farklı bir hukuki işlem gibi gösterebilmesidir. Uygulamada bu genellikle taşınmazın bağışlanmak istenmesine rağmen satış, ölünceye kadar bakma sözleşmesi veya aldatmaya yönelik ve görünürde başka bir hukuki işlem şeklinde yapılması biçiminde görülür. Bu durumda tarafların gerçek iradesi ile görünürdeki işlem arasında uyumsuzluk vardır ve bu nedenle işlem muvazaalı kabul edilir.

Kısaca Muris muvazaası; miras bırakanın diğer mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla mirasçılardan birine veya üçüncü bir kişiye yaptığı kazandırmalardır. Genellikle mirasçıdan mal kaçırmak için yapılan karşılıksız kazandırmalar, tapuda satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi şeklinde gösterilerek gizlenir.

Örneğin, aslında bağışlanmak istenen bir malın tapuda satış gibi gösterilerek devredilmesiyle üçüncü kişilerin yanıltılması amaçlanmaktadır. Muvazaalı işlemlerde tarafların gerçek iradeleri, görünüşte yapılan işlemde değil; kapalı kapılar ardında yapılan gizli sözleşmede ortaya çıkmaktadır. Satış işlemi şeklen yapılmış olsa da amaç satış değildir, gerçekte yapılan işlem bağıştır.

Miras bırakan, tapulu taşınmazını aslında bağışlamış olmasına rağmen, göstermelik bir şekilde satış yapmış gibi gösterebilir.

Bu tür işlemlerde gerçek amaç, saklı payı olan mirasçıların tenkis davası açarak haklarını almalarını engellemektir. Ancak bu durumda miras hakkı ihlal edilen tüm mirasçılar, murisin muvazaalı işleminin geçersizliğinin tespitini ve bu işleme dayanılarak yapılan tasarrufların iptalini mahkemeden talep edebilirler.

Muris muvazaası, genel hukukumuzda kanun maddesi olarak açık şekilde düzenlenmemiştir. Kaynağını daha çok Borçlar Kanunu’nun genel muvazaa ilkeleri ile yargı kararlarından almaktadır. Özellikle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, muris muvazaasının hukuki çerçevesini çizmiş ve mirasçıların haklarının korunmasını sağlamıştır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (01.04.1974,........

© Hukuki Haber