menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

12. Yargı Paketinde Kısmi Dava ve Belirsiz Alacak Davasına İlişkin Düzenlemeler: Anayasa Mahkemesinin HMK m.109 Kararı Işığında Bir Değerlendirme

9 0
01.07.2026

I. Anayasa Mahkemesi'nin HMK m. 109 Kapsamında Verdiği İptal Talebinin Reddi Kararı

Anayasa Mahkemesi, 16.04.2026 tarihli, E.2025/231 ve K.2026/82 sayılı kararıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 109. maddesinde düzenlenen kısmi dava kurumuna ilişkin iptal istemini reddetmiştir. Karar, 30 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Başvuru, Ankara 73. İş Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusuna dayanmaktadır. İtiraz, HMK'nın 109. maddesinin başlığı, birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasında yer alan "...kısmi..." ibaresinin iptali istemiyle yapılmıştır. Başvuruya esas uyuşmazlık ise, bir işçinin işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açtığı davadan kaynaklanmaktadır.

Ankara 73. İş Mahkemesi, kısmi davanın özellikle işçilik alacakları gibi davalarda davacı aleyhine sonuçlar doğurduğunu savunmuştur. İtiraz gerekçelerinde; alacağın tamamı için dava açılması durumunda zamanaşımının tüm alacak için kesildiği belirsiz alacak davasına (HMK m. 107) kıyasla, kısmi davada zamanaşımının sadece dava edilen kısım için kesilmesinin hak arama özgürlüğünü ve mahkemeye erişim hakkını zedelediği ileri sürülmüştür. Ayrıca, alacağın bakiye kısmı için yeni bir dava açılmasının yargılama giderlerini artırdığı ve usul ekonomisine aykırı olduğu iddia edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, yaptığı değerlendirmede kısmi davanın Anayasa’nın 2., 36. ve 141. maddelerine aykırı olmadığına hükmetmiştir. Anayasa Mahkemesi ret gerekçesinde:

- AYM, davacının alacağının tamamı için dava açmaya zorlanmasının, davanın kaybedilmesi halinde yüksek nispi harçlar ve karşı taraf vekalet ücreti gibi ağır bir finansal yük getirebileceğine dikkat çekmiştir. Kısmi dava, davacının bu mali riskleri sınırlayarak dava açmasına imkan tanıdığı için hak arama özgürlüğünü kısıtlayan değil, aksine destekleyen bir araç olarak görülmüştür.

- Mahkeme, Anayasa'nın 142. maddesi uyarınca yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğini ve kanun koyucunun bu konuda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu vurgulamıştır. Kısmi davanın bazı usuli sakıncalarının olması (zamanaşımı gibi), bu kurumun anayasal sınırları aştığı anlamına gelmez.

- İtiraz edilen kuralın davacıya seçme hakkı tanıdığı, davacının alacağının tamamını mı yoksa bir kısmını mı talep edeceği konusunda serbest olduğu belirtilmiştir. Bu durum, dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde davanın parçalara bölünmesi hali hariç, hukuki belirlilik ilkesiyle uyumlu bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı ve mahkemeye erişim hakkı bağlamında yapılan itirazları yerinde bulmayarak, HMK'nın 109. maddesine yönelik iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir. Mahkeme, madde başlıklarının normatif değeri olmadığı gerekçesiyle bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına; fıkraların ise Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir.

II. 12. Yargı Paketinde Kısmi Dava ve Belirsiz Alacak Davasına İlişkin Öngörülen Düzenlemeler

Anayasa Mahkemesinin kısmi davaya ilişkin bu değerlendirmeleri, aynı dönemde TBMM gündeminde bulunan 12. Yargı Paketi ile birlikte ele alındığında daha da önem kazanmaktadır. Zira kanun teklifinde, HMK'nın 107 ve 109. maddelerinde önemli değişiklikler öngörülmekte; belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılması ve kısmi dava kurumunun yeniden yapılandırılması amaçlanmaktadır.

Teklif ile öncelikle belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK'nın 107. maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.

Teklifte, HMK'nın 107. maddesinin yürürlükten kaldırılmasının yanı sıra, HMK'nın 109. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmesi de öngörülmektedir.

"Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır."

Bu düzenlemeyle, kısmi dava açan davacıya, aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere talep sonucunu........

© Hukuki Haber