menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ELEKTRONİK İMZALI ALACAK TEMLİKLERİNİN İCRA DAİRELERİNDEKİ HUKUKİ AKIBETİ: İCRA İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI GÖRÜŞÜ ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME

10 0
10.02.2026

ÖZET:

Bu makalede, bankalar ile varlık yönetim şirketleri arasında akdedilen alacak temlik sözleşmelerinin elektronik imza ile tanzim edilerek icra dairelerine sunulması halinde ortaya çıkan hukuki durum, Adalet Bakanlığı İcra İşleri Daire Başkanlığı’nın konuya ilişkin mütalaası ekseninde incelenmektedir. Çalışmamızda, elektronik imzanın ispat gücü, temlik sözleşmelerinin şekil şartları, damga vergisi muafiyeti ve icra dairelerindeki uygulama farklılıkları gibi temel meseleler, icra ve iflas hukuku, borçlar hukuku, bankacılık hukuku ve vergi hukuku disiplinleri çerçevesinde bütüncül bir yaklaşımla ele alınacaktır. Daire Başkanlığı görüşünün olumlu ve olumsuz yönleri ile uygulamada yeknesaklığın sağlanmasına yönelik geliştirilebilir noktalar, bir icra müdürü perspektifinden akademik bir üslupla tahlil edilecektir.

GİRİŞ

Dijitalleşmenin kamu ve özel sektördeki yansımaları, hukuki süreçlerin işleyişini de derinden etkilemektedir. Özellikle 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, ıslak imzanın haiz olduğu hukuki geçerliliğin güvenli elektronik imzaya da tanınması, işlemlerin daha hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesine olanak sağlamıştır. Bu dönüşümün en belirgin yaşandığı alanlardan biri de şüphesiz ki icra ve iflas dairelerindeki iş ve işlemlerdir.

Nitekim 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) “Elektronik İşlemler” başlıklı

8/a maddesi, icra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü işlemde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nin (UYAP) kullanılacağını amirdir.

Bu bağlamda, uygulamada özellikle bankaların, tahsili gecikmiş alacaklarını 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerine devrettikleri temlik sözleşmelerinin, taraflarca güvenli elektronik imza ile imzalanarak icra dosyalarına sunulması, icra daireleri arasında farklı uygulamaların doğmasına neden olmuştur. Kimi icra daireleri, bu sözleşmeleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 184’üncü maddesi uyarınca yazılı şekil şartını karşıladığı gerekçesiyle kabul ederken; bazı daireler ise noterlikçe düzenlenmediği gerekçesiyle reddetmiştir. Bu uygulama farklılıkları, Adalet Bakanlığı İcra İşleri Daire Başkanlığı’nın konuya ilişkin bir mütalaa vermesini zorunlu kılmıştır. İşbu makale, mezkûr Daire Başkanlığı görüşünü merkeze alarak, elektronik imzalı temliknamelerin icra hukuku bakımından geçerliliğini ve bu işlemlerin damga vergisi karşısındaki durumunu, bir icra müdürü nazarıyla titizlikle irdelemektedir.

1. ELEKTRONİK İMZANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE İSPAT GÜCÜ

İcra İşleri Daire Başkanlığı’nın görüş yazısında da isabetle belirtildiği üzere, elektronik imza meselesinin hukuki zemini, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’dur. Kanun’un 5’inci maddesi, “Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücünü haizdir” hükmünü içermektedir. Bu hüküm, kanunların resmi şekle veya özel bir merasime tabi tuttuğu hukuki işlemler ile teminat sözleşmeleri haricinde, elektronik imzanın ıslak imza ile eşdeğer kabul edileceğinin altını çizmektedir.

TBK’nın........

© Hukuki Haber