Kızımı kaybetmek istemiyorum
Merhaba Yeşim Hanım, 52 yaşında bir anneyim. İki çocuğum var. Oğlumla aram çok iyi ama kızımla yaklaşık bir yıldır doğru düzgün konuşmuyoruz. Kızım 27 yaşında. Geçen yıl evlenmek istediği bir adam vardı. Ben o adamı hiç sevmedim. Kötü bir insan olduğunu düşündüğüm için kızımı defalarca uyardım. “Bu adam sana göre değil, ileride çok üzülürsün” dedim. Kızım da benim onu anlamadığımı söyledi. Bir süre sonra ayrıldılar. Ben de içimden “Neyse ki kurtuldu oh” dedim; meğer kızım bana çok kırılmış. Çünkü o dönem benim onu desteklememi, yanında olmamı beklemiş. Ben ise sürekli o adamı kötülediğim için kızım kendisini yalnız hissetmiş. Aradan aylar geçti. Şimdi başka biriyle birlikte ve çok mutlu olduğunu söylüyor. Ben de artık karışmıyorum ama aramız eskisi gibi değil. Geçenlerde bana “Anne, sen beni korumaya çalışırken beni kendinden uzaklaştırdın” dedi. Bu cümle çok ağrıma gitti. Ben onun annesiyim. Elbette yanlış bir şey yapmasını istemem. Bir gün başına bir şey gelse “Keşke uyarsaydım” diye kendimi suçlamak istemiyorum. En kötüsü de kızım bana kızgın olsa da ben onu çok özlüyorum. Arıyorum, kısa konuşuyor. Eskisi gibi her şeyi anlatmıyor. Bir şey olduğunda artık ilk beni aramıyor. Kızımı kaybetmek istemiyorum ama nerede yanlış yaptığımı da bulamıyorum.
Yeşim Tijen’in cevabı:
Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum; “Aile evi kirayı ruh sağlığınızla ödediğiniz evdir” demişler. Ne fena bir söz değil mi? Umarım hepinizin ruh sağlığı yerindedir ama pek çok çocuğun büyürken aile evinin kirasını ruh sağlığıyla ödediği malesef doğrudur. Aile evlerinin yani baba evlerinin bedeli bazı çocuklar için yıllarca üzerlerinde taşıdıkları travmadır. Neyse ki aklı çalışan; hayatı, kendini seven insan yeniden kendini yapılandırabiliyor ama bu travmaları üzerinden atamayanların “Vay haline” demekten kendimi alamıyorum… Sizinki eminim bu derece vahim değildir ama ailede sevgi, ilgi, değer görmüş biri annesine kızsa, kırılsa bile bu derece annesinden uzaklaşmaz. Annesinin sözünün bir değeri olur, düşünür. Siz annesiniz; doğruyu söylemekle, neden böyle düşündüğünüzü anlatmakla, çocuğunuzu korumakla mükellefsiniz. Kızınızı uyarmak, düşündürmek zorundasınız. Bunları görmemezlikten gelemezsiniz. Kızınız şu an kırgın, kızgın olabilir eğer sağlam bir anne kız ilişkisinin temeli öncesinde iyi atılmışsa aranızdaki ilişki bir zaman sonra yeniden toparlanır. Onlar genç, hayatın acemisiler internet çocukları onlar çokça şeyden haberleri olsa da bazı şeyleri ancak yaşadıkça öğrenecekler mesela annelik gibi… Öncesinde atıp tutmak çok kolay, biz de gençliğimizde atıp tutuyorduk ama annelik hakkını vermeye çalışmak zor iş… Kızınızda genç henüz bilemiyor, siz sadece bir anne değildiniz önceliğiniz........
