menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Psikolojide "kırmızı bayrak"

21 0
21.04.2026

Son yıllarda popüler terimler arasında yer alan "kırmızı bayrak" tanımı, tehlike arz eden durumları haber veren gösterge anlamında kullanılıyor. Örneğin; yeni başlayan bir ilişkide taraflardan biri aşırı sahiplenmeci tavırlar sergiliyorsa, gün içinde nerede ne yaptığınızdan sürekli haberdar olmak istiyorsa ya da aramalarına/mesajlarına hızlı bir şekilde yanıt verilmesini ısrarla talep ediyorsa bütün bu davranışları bireylerin hak ve özgürlüklerini kısıtlamaya/kontrol altına almaya yönelik sinyaller (yani "kırmızı bayraklar") olarak niteleyebiliriz.

Aynı şekilde insan psikolojisi veya psikolojik sağlık alanında çok ciddiye alınması hatta en hızlı şekilde müdahale edilmesi gereken durumlar vardır. Bunların başında da kişinin kendisi veya çevresi açısından hayati tehlike arz eden durumlar gelir. Hayati tehlikeden kasıt, ciddi/ağır veya ölümle sonuçlanabilecek yaralanmaların oluşabileceği durumlardır. Kişinin kendisi söz konusu olduğunda buna örnek olarak intihar riskini, çevresi söz konusu olduğunda ise kasıtlı veya kasıtsız fiziksel/ruhsal zarar verecek davranışları verebiliriz. Dünyanın her yerinde bu tür anlamlar çıkarılabilecek ifadeler çok ciddiye alınır ve şakası yapılacak konular arasında yer almaz. Tıpkı uçağa bindiğinizde "bomba" şakası yaparsanız, hakkınızda yasal işlem başlatılabileceği ve çok ciddi cezalara maruz kalabileceğiniz gibi...

Yakın zamanda yaşadığımız ve hepimizin yüreğini kanatan olayların süreciyle ilgili kamuoyuna yansıyan bilgilendirmelere baktığımda, maalesef felaketin yıllar önce çatır çatır geliyorum dediğini ancak durumun ciddiyetini hiç kimsenin kavrayamamış olduğunu gördüm. Belki kavramış olan yetkili kimseler vardı ama gerekli önlemlerin etkili biçimde alınabilmesi için seslerini duyuramadılar, bilemiyorum... Çünkü bu olaylarda söz konusu olan rahatsızlıklar, belirli bir terapi süreci sonrasında ara sıra takip seansları ile tedavi edilebilecek, hafif seviyede davranış bozuklukları değil... Çok uzun vadeli terapilerle, belki bir kurum çatısı altında yatarak tedavi ile ancak hafifletilebilecek türden ağır psikolojik rahatsızlıklar, birkaç kişinin hoşgörüsü veya bireysel idare........

© HTHayat