Yeşil Pasaportumuzu Verin!
‘Pasaport’ adlı köşe yazıma eleştiri aldım.Bence de okuyucular eleştiride haklılar.Bazı basın mensubu arkadaşlarım da arayıp ‘basının hakkını neden savunmadın!’ diye sitemde bulundular.Onlar da haklıydı.Fakat; unuttukları bir şey vardı; kalem bizde telafi ederiz.Bu yazı bir telafi yazısıdır.***Hani derler; ‘terzi söküğünü dikemez!’ ya, ‘mum dibine ışık vermezmiş!’ ya bizimkisi de o hesap oldu.Ustam, Aziz Yener Cabbar’ın bize öğrettiği meşhur sözü şudur; ‘gazeteci kendi hakkını savunamıyorsa, başkasının hakkını savunamaz!’***‘Pasaport’ adlı köşe yazımda gazetecilere de yeşil pasaport verin diye yazamadım.Bunun için eleştirildim.Niye mi demedim; ‘Ben hayatta hiç kimseden kendim için hiçbir talepte bulunmuş biri değilim.’Zira yine isteyemedim!Gazetecilik mesleğini onurla yapan 15 yıl basın kartını taşıyan herkese yeşil pasaport anasının ak sütü kadar helaldir.En kısa zamanda bunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmesi ve bu konuda verilen yasa........
