Şehzadeler Şehrinde Bir Gönül Yolculuğu:...
27 Haziran Cumartesi günü, anılar heybeme silinmez izler bırakan, unutulmayacak bir yolculuğa çıktık. Şehzadeler şehri Amasya... 1990 yılında bir firmanın yetkilisi olarak üç ay boyunca havasını soluduğum, taşının toprağının hikayesini bildiğim o kadim şehri, bu seyahate kadar adeta “uzaktan” sevmiştim. Bir zamanlar adına onlarca şiirler yazdığım Amasyalı yeşil gözlü sevdiğimin havasını soluduğu şehre gelmek beni heyecanlandırmıştı. Bekle Geleceğim Nezkam şiir kitabımda yer alan “Geleceğim” şiirimin sonunu “Bilmiyorum kim bilir / Senin için ilk ve son defa geleceğim / Gözlerinin içine bakarak / Sana veda edeceğim” dizeleriyle bitirmiştim; ancak o veda hiç bir zaman olmadı. Amasya’ya yeniden adım atmak, bu hatıralarla dolu şehirde bambaşka bir enerjiyle, adeta bir cevher gibi yeniden parlamıştı.
Bu anlamlı seyahatin mimarları olan Büyükoyumca Mahalle Muhtarımız Sayın Fatma Yiğit’e ve Samsun Mübadele Derneği Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Sayın Kadir Tatar Bey’e, bizlere bu güzellikleri yaşattıkları için çok teşekkür ederim. İki otobüs dolusu komşumuzla gerçekleştirdiğimiz bu yolculukta, muhtarımızın katılımcıları “Oynaklar” ve “Sakinler” olarak iki gruba ayırıp otobüslere yerleştirmesi, hem yolculuğun akışını kolaylaştıran hem de herkesin kendi huzur ortamında seyahat etmesine imkan tanıyan son derece düşünceli bir planlamaydı.
Yolun Ruhu ve Biriken “Kurtların” İmtihanı
Yolculuk, sadece bir yerden bir yere gitmek değil, birikmiş enerjiyi dışa vurmaktır. “Sakinler” dediğimiz otobüsümüzdeki komşularımız, belirli bir kilometreden sonra uzun süredir içlerinde biriktirdikleri o enerjiyi, yani “kurtlarını” dökmeye başladılar. Öyle ki, yol boyu süren coşku, oyunlar ve hareketlilikten dolayı otobüsün içi adeta bir düğün şenliğine döndü. Neşenin dozu o kadar yükseldi ki, yolcularımızın coşkusuna tanıklık........
