Savunmada Yeni Eksen: Mekke Anlaşması 8 Ağustos 2026
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Riyad'da Suudi Arabistan Veliaht Prensi MBS ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldi.
Üç lider ortak bir savunma anlaşması imzaladı.
Hemen olmasa da Meclise gelecek metni bekliyoruz.
Ve ABD'de de günün en azından en önemli 3. başlığı bu Mekke anlaşmasıydı.
O nedenle Türkiye'de kamu yayıncılarının gündüz başlayıp gece yarılarına kadar bu anlaşmayı ekranlara taşımasını yadırgamadım ve bilgilendirici buldum.
Ancak farklı eksen ve perspektifte kanallara ve yorumculara bakınca hemen her konuda güzel ülkemde olduğu gibi kutuplaşmayı gördük.
Anlaşma ya ülkenin uçup kaçıp en üst lige, uzaya ışınlanmasının yapı taşı olarak yorumlandı.
Ya da ülkeyi en büyük risklere atması muhtemel bir bilinmez olarak.
ABD'de özellikle İsrail çevreleri de bu gelişmeyi yakından takip etti.
Anlaşmayı Körfez ülkelerindeki kaygıya yoranlar var.
İran savaşı ile Husiler ve Iraklı milislerin saldırılarının ardından ABD'ye duyulan güvenin sarsılmasına bağlıyorlar.
Ancak hâlâ bölgede ABD'nin güvencesinin üzerine çıkacak bir güç olamayacağını savunanlar da var.
Özetle Türkiye'deki uç yorumlar gibi ABD'de uç yorumlar olduğunu söyleyebiliriz.
Trump'a yakın isimler bölgenin kendi NATO'sunu kurduğunu, ABD'de İsrail lobilerinin desteklediği siyasetin zayıfladığını, Müslüman Senato adayının Demokrat Parti içindeki müesses nizam yani merkez isimleri geçtiğini hatırlatıyorlar.
İran savaşını ve dolayısıyla Trump'ı suçluyorlar.
Orta Doğu'daki her durumun bu uç yorumlara sıkışmayacak kadar çok daha fazla nüans içerdiğini ve aktörlerin eş zamanlı farklı stratejiler izlediğini hatırlatılıyor.
Türkiye'nin Katar'la, Pakistan'ın ise Suudi Arabistan'la benzer anlaşmalarının zaten vardı.
Muhammed bin Selman'ın vermek istediği jeopolitik mesajları "İbrahim Anlaşmaları yerine artık Mekke Anlaşmaları var" şeklinde yansıtıldığını da gördüm.
Ancak bu ne kadar doğru?
Buradaki en önemli risk Türkiye İran çatışması gibi duruyor ve böyle bir durumda İsrail bayram eder.
Ama TRT Haber'de çıkan yorumlarda İsrail'in anlaşmayı sabote edebileceğine dair uzmanları dinledim.
İsrail'in Türkiye'nin rolünden mutlu olmayacağı, Riyad'ı Ankara'ya kaptırmayı istemeyeceği doğru ama İran karşısında caydırıcılık artacak.
Körfez ülkeleri ile "ortak düşmana" karşı işbirliğini artıran yeni savunma ekseni de İsrail'i mutlu eder.
Evet, bir İslam güvenlik bloğunu risk olarak görebilir.
Suudi........
