Eğitimde su yok! 23 Mayıs 2026
“Geçmişte türlü yoksunluklar içinde köylerde görev yapan öğretmenlerimiz iş bilirlerdi; öğrencilerini iş içinde eğitirlerdi. Köy Enstitülüydüler onlar. Öğretmen okullarını bitiren arkadaşlarımız köylerde öncüydüler. Yol gösterirlerdi. Öğrencileriyle şenlik havasında iş yaparlardı.”
Eğitimci Hidayet Karakuş ile eğitimimizi konuştuk.
Son yıllarda, kentlerde okullarda su yokluğu, okul temizliği önemli bir sorun oldu. Bakanlığın okullara yeterli hizmetli vermemesi ayrı sorun. Okulların temizliği, öğrenci velilerinin tepkisiyle karşılaştı. Dahası veliler kimi okullarda çocuklarının temiz bir sınıfta eğitim görmelerini sağlamak için nöbetleşe temizliklere giriştiler. Sizce bu bir çözüm mü Sayın Karakuş?
Elbette çözüm değil. Nereye kadar veliler temizliği yapacak, katkı sunacak.
Oysa yapılacak iş çok kolaydı ama ne bakanlık bu konuda yeterli eğitim anlayışına sahipti, ne veliler…
Köy Enstitülülerin çalıştıkları köylerde eğitimi sürdürmek için gösterdikleri çabalar bakanlığa örnek olsaydı, ona göre öğretmen yetiştirilseydi, veliler bu anlamda bilinçlendirilseydi… Neler yapılmazdı. Bugün okullarda çocuklara ne sınıf temizliği yaptırılıyor, ne cam sildiriliyor.
Bu konuda örneğiniz var mı?
Mustafa Gazalcı son kitabı Bozkırdaki Işıklar (*) kitabında Köy Enstitülü öğretmenlerle konuştu. Onlar, gittikleri köylerde yaptıkları çalışmaları anlattılar.
Hüseyin Öğretmen, Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra kendi köyüne atanıyor. Okulun yıkıntılarını, okul bahçesini düzenliyor. Okulun duvarlarını yapıyorlar öğrencileriyle birlikte. Bahçesine ağaçlar dikiyorlar ama bahçede bir bataklık var. O bataklığın suyunu bir çeşmeye akıtıyor. Yine öğrencileriyle birlikte bir oylamayla çeşmenin adını da Hızır Çeşmesi koyuyorlar.
Bir başka örnek Hasan Özdemir; Gönen Köy Enstitüsü çıkışlı bir öğretmen. Eğirdir’in Barla köyüne atanıyor. Köyde üç öğretmenler. Hasan Özdemir başöğretmen okulda. Eksiği Olmayan Okul’un başöğretmeni.
Okula, Milli Eğitim Müdürü, İlköğretim Müdürü (o zamanlar Milli Eğitim Memuru H.K.) İlköğretim Müfettişi, Gezici Başöğretmen, Kız Enstitüsü Müdürü geliyorlar. Okulu, öğrencileri denetliyorlar. Birlikte öğle yemeği yedikten sonra Milli Eğitim Müdürü, başöğretmen Hasan Özdemir’e;
“Okulunuzun eksiği nedir Hasan Bey? Sizin için ne yapabiliriz?” diye soruyor.
“Hiçbir eksiğimiz yok.” Yanıtını alan Milli Eğitim Müdürü şaşırıyor.
“Bu kadar yıl yöneticilik yapıyorum, bir okul yöneticisi ve öğretmenleri ‘Hiçbir eksiğimiz yok’ diyor. Bu nasıl oluyor?”
“Efendim biz üç öğretmen de Köy Enstitülüyüz. Okulun işlerini enstitülerde olduğu gibi öğrencilerle birlikte kendimiz yapıyoruz. Ayrıca okulun bahçesi, geniş uygulama alanı ve bol suyu var. Bağ, badem, gül diktik.........
