menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Direniş aynı zamanda bir okuldur 19 Temmuz 2026

31 0
19.07.2026

“Direniş, sadece pedagojinin sonucu değildir; kimi zaman eleştirel pedagojinin ve eleştirel bilincin bizzat kurucu koşuludur.”

“Direniş yalnızca hak kazanma mücadelesi değildir; aynı zamanda insanların düşüncelerini, duygularını, davranışlarını ve siyasal bilinçlerini dönüştüren güçlü bir öğrenme sürecidir.”

Prof. Dr. Erdal Küçüker ile "Direnişin Pedagojisi" üzerine konuştuk.

Son dönemde "Direnişin Pedagojisi" kavramını gündeme getiriyorsunuz. Öncelikle direniş sizin için ne ifade ediyor?

Direniş, yalnızca karşı çıkmak değildir. Hak ihlallerine, baskıya, şiddete ve zorbalığa karşı onları ortadan kaldırmayı amaçlayan kolektif bir mücadeledir. İnsanların günlük hayatın olağan akışını bozarak adalet talep etmeleridir.

Michel Foucault'nun söylediği gibi iktidar yalnızca devletin tepesinde bulunan bir yapı değildir; yaşamın her alanındaki güç ilişkilerinde ortaya çıkar. Dolayısıyla iktidarın olduğu her yerde direniş olanağı da vardır. İnsanlar itaat edebilir, pazarlık yapabilir ya da direnebilir. Toplumsal değişim de ancak bu direniş sayesinde mümkündür.

Ben direnişi insanlaşma süreci olarak görüyorum. Camus'nün söylediği gibi başkaldırı, insanın haksızlığa karşı söylediği ilk "hayır"dır. Direniş ise bu hayırdan sonra başlayan ve mücadele sona erene kadar devam eden süreçtir.

Siz "direnişin pedagojisi" diyorsunuz. Bu kavram tam olarak neyi anlatıyor?

Eleştirel pedagoji literatüründe genellikle pedagojinin direnişi beslediği kabul edilir. Ben ise tersinden bakıyorum. Benim iddiam şu: Bazen direnişin kendisi pedagojiyi üretir.

Direniş insanları dönüştürür. Sadece direnenleri değil; onları destekleyenleri, izleyenleri hatta karşı çıkanları bile değiştirir. İnsanların düşünme biçimlerini, siyasal tutumlarını, kültürel kabullerini yeniden şekillendirir.

Bu nedenle "direnişin pedagojisi" dediğim süreç üç temel işleve sahiptir:

Direnişi güçlendirir.

Kültürel ve politik dönüşüm yaratır.

İnsanların kendi sözünü kurmasını sağlar.

Direniş alanı yalnızca mücadele edilen bir yer değildir; aynı zamanda öğrenilen bir okuldur.

Bu kavramı........

© HalkTV