menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir günlük iş, büyük sorumluluk: İş kazasında sorumlu kim? 15 Eylül 2026

18 0
15.09.2026

Kıvanç Tatlıtuğ’un İstanbul Göktürk’teki evinde yaşanan ve Türkmenistan vatandaşı bir çalışanın çatıdan düşerek ağır yaralandığı olay, kamuoyunda farklı yönleriyle tartışılıyor.

Olayın magazin tarafını bir kenara bıraktığımızda ise çalışma hayatı ve sosyal güvenlik açısından üzerinde durmamız gereken çok daha önemli bir tablo karşımıza çıkıyor.

Çünkü bir iş kazası meydana geldiğinde yalnızca “Kaza nerede oldu?” sorusunun cevabı yetmez.

Asıl önemli olan, o işin nasıl kurulduğu ve nasıl yürütüldüğüdür.

Bir sosyal güvenlik uzmanı olarak böyle bir olayda benim için ilk mesele, birilerini peşinen sorumlu ilan etmek değil; çalışma ilişkisinin gerçek taraflarını ortaya çıkarmaktır.

Bir evde kaza meydana gelmesi, tek başına o evin sahibini işveren yapmaz.

Aynı şekilde, “Bu işi bir firmaya vermiştim” demek de her durumda bütün sorumluluğun otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Hukukun bakacağı yer, olayın vitrini değil, arka planıdır.

Çalışanı kim işe çağırdı?

Ücreti kim belirledi ve kim ödedi?

Yapılacak işi kim tarif etti?

Çalışan kimin talimatıyla hareket etti?

İşin sevk ve idaresi kimdeydi?

Çatıya çıkılması yönünde talimat verildiyse bunu kim verdi?

Bütün bu soruların cevabı, olayın sosyal güvenlik ve iş hukuku boyutunun anlaşılması açısından büyük önem taşıyor.

Bir tadilat işi bağımsız bir firmaya verilmişse ve firma kendi çalışanlarını getiriyor, ücretlerini kendisi ödüyor, işi kendi organizasyonu içerisinde yürütüyor ve çalışanlarına kendisi talimat veriyorsa çalışma ilişkisinin öncelikle o firma yönünden incelenmesi gerekir.

Fakat uygulamada hayat her zaman sözleşmelerde yazıldığı kadar basit ilerlemiyor.

Kâğıt üzerinde bir firma bulunabilir ancak işin fiilî yürütülüşünde başka kişiler doğrudan talimat veriyor veya çalışma organizasyonuna müdahale ediyor olabilir.

İşte bu nedenle sosyal güvenlik hukukunda kâğıdın yanında fiilî durum da önemlidir.

Sigortasız çalıştırmak sorumluluğu ortadan kaldırmaz

Bu olay vesilesiyle toplumda yerleşmiş önemli bir yanlış algıya da değinmek gerekiyor.

Bir kişinin SGK’ya bildirilmemiş olması, çalışma ilişkisinin hiç olmadığı anlamına gelmez.

Zorunlu sigortalılık açısından belirleyici olan yalnızca sisteme bildirim yapılmış olması değildir. Fiilen bir hizmet ilişkisi bulunup bulunmadığı da araştırılır.

Dolayısıyla bir kişinin kayıt dışı çalıştırılmış olması, işveren açısından bir koruma sağlamaz.

Tam tersine, yapılan incelemede hizmet ilişkisi tespit edilirse sigortalılık ve buna bağlı yükümlülükler ayrıca gündeme gelir.

Burada önemli olan, kişinin gerçekten kimin yanında ve kimin hesabına çalıştığının........

© HalkTV