2027’de emeklilikte yeni bir sayfa açılır mı? 14 Ağustos 2026
Türkiye’de emeklilik tartışmaları çoğunlukla yaş ve prim günü üzerinden yürütülüyor. Oysa milyonlarca insan açısından en az bunlar kadar önemli başka bir kavram daha var: sigortalılık başlangıç tarihi.
Çünkü sosyal güvenlik sisteminde bazen birkaç aylık, hatta birkaç günlük tarih farkı dahi kişinin hangi emeklilik koşullarına tabi olacağını değiştirebiliyor.
Staj ve çıraklık sigortası tartışmasının temelinde de tam olarak bu gerçek yatıyor.
Meslek öğrenmek amacıyla genç yaşta işyerine giren, adına sigorta bildirimi yapılan ve sosyal güvenlik sisteminde tescili bulunan kişiler yıllar sonra emeklilik hesabı yaptıklarında önemli bir gerçekle karşılaşıyor:
Staj veya çıraklık döneminde oluşturulan sigorta kaydı, kural olarak uzun vadeli sigorta kolları açısından emeklilik başlangıcı kabul edilmiyor.
Buradaki sorun, kamuoyunda zaman zaman anlatıldığı gibi yalnızca birkaç aylık prim gününün eksik olması değildir.
Asıl tartışma başlangıç tarihidir.
Sigorta kaydı neden emekliliği başlatmıyor?
Konunun teknik tarafını doğru ortaya koymadan sağlıklı bir çözüm üretmek mümkün değildir.
Stajyer ve çıraklar bakımından uygulanan sigortalılık ile normal bir hizmet akdi kapsamında çalışan kişinin sigortalılığı aynı kapsamda değildir. Staj ve çıraklık döneminde esas olarak kısa vadeli sigorta kollarına yönelik primler söz konusudur. Emekliliğin temelini oluşturan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin uzun vadeli primlerin bulunmaması nedeniyle bu kayıtlar emeklilik başlangıcını geriye götürmemektedir.
Mevcut uygulamanın hukuki ve teknik gerekçesi budur.
Ancak sosyal güvenlik hukukunda bir uygulamanın teknik gerekçesinin bulunması, o uygulamanın yıllar içerisinde ortaya çıkardığı sonuçların yeniden değerlendirilemeyeceği anlamına gelmez.
Tam tersine, sosyal güvenlik mevzuatı çalışma hayatındaki değişimi, toplumsal beklentileri ve ortaya çıkan hakkaniyet sorunlarını dikkate almak zorundadır.
Staj ve çıraklık meselesine de bu açıdan bakılması gerekiyor.
O gençler çalışma hayatının tamamen dışında değildi
Meselenin bana göre üzerinde durulması gereken taraflarından biri budur.
Stajyer veya çırak teorik olarak eğitim sürecinin bir parçasıdır. Ancak özellikle çıraklık söz konusu olduğunda genç insan aynı zamanda işyerinin gerçek çalışma ortamıyla tanışmaktadır.
İşyerine gitmektedir.
Mesleği fiilen öğrenmektedir.
İş kazası riskiyle karşı karşıyadır.
Üretimin veya hizmetin nasıl yürüdüğünü görmektedir.
Ve en önemlisi, bütün bunlar tamamen kayıt dışı biçimde gerçekleşmemektedir; adına sosyal güvenlik sistemi içerisinde bir kayıt oluşturulmaktadır.
Bu nedenle tartışmayı “O tarihte emeklilik primi ödenmedi, konu kapanmıştır” şeklinde değerlendirmek sosyal güvenliğin toplumsal boyutunu eksik bırakır.
Elbette fiilî çalışma ile yalnızca eğitim amacı taşıyan dönemlerin birbirinden ayrılması gerekir. Sosyal güvenlik sisteminde........
