menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Alevilik kentleşti mi? 3 Eylül 2026

14 0
03.09.2026

Aleviliğin kentleşememe ya da kente tam anlamıyla uyarlanamamasının nedeni, inancın teolojik ve sosyal yapısının doğrudan kırsal yaşamın dinamiklerine dayanması ile kentin getirdiği anonim ve seküler çarklar arasındaki radikal uyumsuzluktur. Bu durum tek bir nedene bağlanamaz. Birbirini tetikleyen sosyolojik, kurumsal ve siyasal etkenlere dayalı olması belirleyici olmuştur.

Geleneksel Anadolu Aleviliği; yüz yüze ilişkilerin, komünal denetimin ve soy bağına dayalı Dedelik otoritesinin geçerli olduğu göçer ve kapalı köy toplumlarında şekillendi. Kentin anonim yapısı, bireyselleşme, hızlı yaşam temposu ve uzak mahallelerde ikamet edilmesi Dede ile Talip arasındaki bağı kopararak Dedelik otoritesini işlevsiz hale getirdi.

Kırsalda hem sosyal hem hukuki hem de ekonomik bir dayanışma ve denetim ağı olan Musahiplik ile toplumsal otokontrolü sağlayan Düşkünlük Kurumu, kentin bireysel mülkiyet, kamu hukuku ve resmi yargı sistemleri karşısında çözüldü.

Alevilerin kent ortamında meşruiyet kazanma ve görünür olma çabası, ibadetin özünü aşındırdı. Hakk ile Hakk olma aracı olan Semah; düğün salonlarında, türkü barlarda ve sahnelerde seyirlik bir gösteriye dönüştürüldü.

Sır olan ve Rızalık-İkrar esasına dayanan cem pratikleri, kentte anonim kitlelerin katıldığı biçimsel organizasyonlara evrildi ve toplumsal omurgayı oluşturan "El ele, el Hakk'a" düsturu unutuldu.

İnancın kente özgü teolojik ve felsefi bir dille yeniden üretilmesi yerine, Cemevleri ve dernekler sıklıkla siyasi söylevlerin, protokol konuşmalarının veya yüzeysel "kültür derneği" faaliyetlerinin yürütüldüğü mekanlara dönüştürüldü.

Anayasal güvence altındaki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Aleviliğe bakışındaki tutumu nedeniyle yürüttüğü toplum mühendisliği müdahaleleri, Aleviliğin kentte eşit yurttaşlık temelinde kamusal/hukuki bir statü kazanmasını engelledi.

Alevi toplumu enerjisinin büyük kısmını inancını teolojik olarak kente uyarlama yerine, varlığını korumaya, meşruiyet aramaya ve siyasal/sivil hak arayışı mücadelesine harcamak zorunda kaldı.

Alevilik kentte cemevleri, dernekler kurarak görünürlük kazandı. Ancak bu mekanların içini kentin diline uygun felsefi, teolojik ve sosyolojik bir omurgayla doldurulamadığı için sağlıklı bir kentleşme yerine biçimsel bir aşınma sürecine girdi.

Devletin, siyasi iktidarların ve Anayasal güvence altına alınan Emevi İslam anlayışına sahip Diyanet’in toplum mühendisliği aracılığıyla yürüttüğü yoğun çabalara rağmen, Alevileri devşirmekte başarılı olduklarını söyleyemeyiz. Ancak ne yazık ki Alevilerin kentlerde asimile olmaya başladığını söyleyebiliriz. Hem de bu süreç acı bir şekilde bizzat Alevilerin sözde öncü kadroları ve ‘Aleviyim’ diyerek Aleviliğe dadanan Sünni misyonerler eliyle gerçekleştirilmektedir.

Kentlere göç eden Aleviler, inançlarını kentte yaşayabildi mi?

1950’lerden itibaren başlayan iç ve dış göç ve 1980’ler sonrasında hız kazanan sosyolojik değişim süreçleriyle birlikte büyük oranda kentlere yerleşen Aleviler, kentleşme sürecinde umulanın aksine bir süreci yaşamak zorunda kaldılar. Kentlerde gettolar oluşturmalarına rağmen inançlarını geleneğe uygun yaşayamadılar. Hatta aidiyetlerini bile dile getiremediler. Ta ki 1993 Sivas Madımak Katliamı’na kadar...

Bu vahşetten sonra Aleviler’de ciddi bir uyanış yaşandı. Tam da bu zaman diliminde, 1980 öncesi devrimci gençlik hareketleri içinde yer alan gençler, Alevi örgütlülüğüne öncülük ederek toplumun enerjisini bir sinerjiye dönüştürme çabası içine girdiler. Lakin bu devrimci gençler, geçmiş örgütlenmelerinde edindikleri alışkanlıkları Alevi örgütlülüğünün içine taşıdılar. Bu yolla Alevi örgütlülüğünü, sosyalist sol yapılardaki parçalı-klikçi-hizipçi duruma uygun yapılanmalar olarak şekillendirdiler. Ne yazık ki bu gençler, geçmiş siyasal yapılardaki hastalıklarını Alevi hareketine zerk ederek ortak bir kent teolojisi yaratılmasına engel oldular.

Geleneksel olarak kırsal alanda, kapalı toplum yapısı içinde ve sözlü kültürle yaşayan Aleviler, kente........

© HalkTV