menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

New York’ta üç mahalle: Hasi̇di̇kler

17 0
01.10.2026

“Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin aslını değiştirerek: ‘İşittik ve reddettik.’, ‘Kulak vermeden dinleyin.’, ‘Bizi güt.’ derler; dillerini eğip bükerek dinle alay ederler. Eğer onlar: ‘İşittik, itaat ettik.’, ‘Bizi gözet.’ deselerdi bu, onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak Allah, kâfir oldukları için onları lânetlemiştir. Artık pek azı hariç iman etmezler.” (Nisâ 4/46)

YouTuber Ruhi Çenet’in 2025’te çekip 2026’da yayınladığı, New York’ta üç mahallede yaşayan Hasidik Yahudilerin Şabat (dinlenme günü) yaşamını konu alan belgeseli, ilk iki haftada 70 milyona yakın izlenme rekoru kırdı.

Peki, neydi bu belgeseli bu kadar cazip kılan? Zira şimdiye kadar Hasidiklerle ilgili onlarca belgesel ve kısa film çekildi. Ancak hiçbiri bu kadar rağbet görmemişti. Dijital alanı ellerinde bulunduran meşhur Yahudi aklının buna müsaade etmemesi de bir sebep olabilirdi; ulaşılabilirliğin bu kadar kolay olmaması veyahut ekran yüzünün meşhur olup olmaması ya da pazarlama yüzünün tanınırlılığı da birer etken olabilir. Nitekim bu yapımla ilgili de çok fazla spekülasyon dolaşıma girdi. Takdir edenler ile tahkir edenler kıyasıya cedelleşince, arada kaynayan asıl mesele ve odaklanılması gereken şey; deklanşörün bildiğimiz bazı gerçekleri daha da görünür hâle getirmesi olmalı. Yahudi zihniyetinin paslı yüzünün bu tür ön yargı veya ön kabullerle örtülmesine izin verilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Yayımcının niyeti, arkasındaki güç, buna nasıl izin verildiği gibi haklı ama zamansız soruları bir tarafa bırakmamız gerekir.

Kadraja baktıkça duygudan duyguya atladık, zihnimizde bir sürü soru belirdi. Dinî saiklerle uydurdukları kılıflara hayret ettik, elde ettikleri maddi güce şaşırdık, ırkdaşlıklarına öfkelendik, izolasyonlarını nasıl sağladıklarını merak ettik. Belki de hepsinin cevabı meşhur Yahudi aklı mottosunda saklıydı.

Sanılmasın ki bu algı ve inanış bu güne ve bu gruba has bir durumdur. Yahudi zihniyeti kendi tarihleri boyunca hep aynı şekilde işledi. Resullere yamuk bakan bir topluluktan ne beklenebilir ki, Hz. İbrahim’i Yahudi olarak niteleyen de bu akıldı, Hz. Süleyman’a sihirbaz diyen de. Hz. Musa’yı yarı yolda bırakan da bu akıldı, Hz. İsa’yı çarmıha geren de. Hz. Muhammed’i çocuklarını tanır gibi tanıyıp inkâr edenler de... Kısacası biz onları kafalarındaki kipalarından değil, vahiyden tanıyorduk zaten.

40 dakikalık video bize sittin senedir bildiğimiz Yahudileri özetlemişti sanki. ABD halkı açısından ise vergileri ile güçlenen bir Yahudi kolonisini etiyle, kemiğiyle görünür hâle getirdi, en azından bir kısmının sorgulamasına vesile oldu. Yahudileri tanımadan dünyayı anlamanın eksik kalacağını, dünlerini bilmeden bugünlerine aklımızın ermeyeceğini düşündüğümüzden dolayı daha da detaylandırmak ve müşahhas hale getirmek istedik.

Hasidikler, Yahudiliğin içinden çıkmış, ultra-Ortodoks Haredilerin mistisizm yönü baskın bir alt kolu olarak bilinir. 18. yüzyılda, çoğunlukla Ukrayna, Polonya ve Belarus çıkışlı; kurucu liderleri Rabbi Yisrael Eliezer olan, katı dinî kurallara tabi, ilahî bağlarını rabbi sıfatını almış hahamlarla canlı tutan, liderin sözünün Tanrı’nın sözü olduğuna inanıldığı Kabalacı bir harekettir.

Nüfusları İsrail’in toplam nüfusunun yüzde 14,3’ünü, yani 1,45 milyon kadarını oluşturur. Yaklaşık 200 bini New York, Brooklyn’de yaşayan Hasidikler, her 20 yılda bir mevcut nüfuslarını ikiye katlarlar.

Sanıldığı gibi Hasidik Chabad grubu İsrail karşıtı, Filistin yanlısı filan değiller; aksine İsrail devleti için gece gündüz dua ettiklerini itiraf ediyorlar. İsrail’in mevcut hükûmeti ile ayrıldıkları nokta esasta değil, usuldedir. Dünya genelindeki (özellikle ABD’deki) zengin Chabad mensupları ve vakıfları, İsrail’deki dinî okulların (yeşiva) finansmanına, sosyal yardım ağlarına ve hatta İsrail ordusundaki (IDF) dindar askerlerin dinî/sosyal ihtiyaçlarına büyük miktarlarda maddi fon sağlar.

SİYASİ VE ASKERİ İLİŞKİLER

Hasidik cemaatinin New York siyasetindeki muazzam etkisinin temelinde "blok oy kullanma" disiplini yatar. Cemaat liderleri (Hahamlar) seçim dönemlerinde hangi adayın destekleneceğini açıklar ve binlerce seçmen bu doğrultuda firesiz hareket eder.

New York Belediye Başkanlığı veya Valilik yarışına giren adaylar, Hasidik liderlerin desteğini alabilmek için cemaat mahallelerini bizzat ziyaret ederler.

Karşılıklı bu siyasi ilişki sayesinde Hasidik topluluğu, çocuklarını gönderdikleri ve İngilizce, matematik, fen gibi seküler dersleri müfredatından neredeyse tamamen çıkaran Yeşiva (dini okul) sistemine devletin müdahale etmesini engeller. Eyalet yasalarına aykırı olmasına rağmen bu okullar siyasi nüfuz sayesinde milyarlarca dolarlık kamu fonunu almaya devam eder.

Muhafazakar sosyal değerlere sahip olmalarına rağmen, çıkarlarını korumak adına hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi adaylarla pragmatik ittifaklar kurabilirler. Nitekim Beyaz Saray düzeyinde de karşılık bulmuş, ABD Başkanı Donald Trump 2026 yılında bir ilke imza atarak Hasidik liderleri Oval Ofis'te ağırlamıştır.

O kadar ki Trump sıradan bir restorana kahvaltı için gidebiliyor hatta restoran sahibinin babasının ölümü sebebiyle rezervasyon iptal edilebiliyor .anlaşılan o ki samimi ve güçlü bağları var.

Askerlik yapmak ise tamamen gönüllülük esasına dayalıdır. topluluğun gençleri askerlik yaptıkları takdirde koşer kurallarına uygun yeme içme, saç sakal uzatma gibi imtiyazlara sahiptirler.

ABD vatandaşlarının en azından bir kısmı açısından en çok ses getiren bölümü, Hasidik topluluğunun müreffeh yaşamları ve bunu sağlayan şartlardı. Tevrat kaynaklı “yeryüzünde çoğalın ve yayılın” emri doğrultusunda çok çocuk sahibi olmak, bu grubun alametifarikası sayılır. Rızık endişelerinin olmadığını, buna ancak Tanrı’nın karar vereceğini söylemeleri de bu bolluğun içinde ironik bir ifadeydi doğrusu.Çünkü 8 ila 10 çocuk sahibi Hasidik bir aile, devletten yıllık 75 ila 100 bin dolar arası eğitim ve bakım yardımı alırken, çocuklu aileler yararına yapılan rutin bir bağış organizasyonunun hedefi bir milyon dolar gibi cüzi bir rakam olabiliyor. Ve sadece 15 dakika içerisinde 400 milyon dolar gibi bir para toplayabilme kapasitesine sahip bir güruh var ortada.

ABD ekonomisine istihdam sağlama şekilleri farklı olan Hasidikler, birebir insan gücünden ziyade “kapalı havza ekonomisi” adını verdikleri bir modelle hareket ederler. İnsan gücü olarak katkı sunmamalarının sebebi; üstün ırk olma fikirlerinin onların herhangi bir işte çalışmalarına müsaade etmemesinin yanında, iş olanaklarının dinî ritüellerini uygulamaya müsait olmaması da başka bir gerekçe olarak gösteriliyor.İstihdam ve sermaye artırımını ise kendi içlerinde çok ciddi iş imkânları yaratarak ve belirli küresel sektörleri domine ederek yaparlar.

Örneğin elmas ve mücevher ticareti... New York’taki Diamond District (Elmas Bölgesi), büyük oranda Hasidik ailelerin kontrolündedir.

E-ticaret... Amazon imparatorluğu...........

© Haksöz