menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devredilemez mülkiyet

8 0
15.10.2026

En derin uykulardan kaldırandır sözüm,Güne el koyanları yıldırandır sözüm.Zamanı zemini daralmış olanlara,Gönüllerince zemindir, zamandır sözüm.

Dünya bir benimdir diyenlere derim ki,Bu sofrayı herkeslere açandır sözüm.Varsın günün sultanları değer vermesin,Onlar göçüp gidince de sultandır sözüm.

- Dördüncü Murad tiyatrosunda Nef‘î’nin ağzından, Turan Oflazoğlu-

Bir hükümdarın elinde ordu, hazine, mühür vardır. Bir işaretle kapılar açılır, bir işaretle kapanır; insanlar sürülür, hapsedilir, öldürülür. Şairin elinde ise bunların hiçbiri yoktur. Onun elinde söz vardır. Hükümdar şairin hayatına son verebilir; fakat öldürdüğü insanın daha önce söylediği sözü söylenmemiş hâle getiremez. Turan Oflazoğlu’nun Dördüncü Murad tiyatrosunda Nef‘î’nin ağzına bıraktığı şiirdeki gerilim de buradadır. Bir tarafta hükmeden, öte tarafta konuşan vardır. İlk bakışta kudretin kimde olduğu bellidir. Zaman araya girdiğinde saraylar el değiştirir, ordular dağılır, fermanların hükmü kalkar, saltanatlar tarihin içine çekilir. Söz ise kendisini söyleyen insanın ömrünü aşabilir.

İnsan, sahip olduğu şeylerden daha kısa ömürlüdür. Üzerinde oturduğu bir çul bile ondan uzun yaşayabilir. Evi, toprağı, kitabı kendisinden sonra kalabilir. İnsan bunlara “benim” der; ölüm geldiğinde bu zamirin hükmü sona erer. Dün onun olan bugün başkasınındır. Mülk kalır, mâlik değişir. Kur’an’ın “Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır” (Âl-i İmrân, 180) buyruğu insanın sahipliğini nihai sınırına götürür. İnsan bir müddet tasarruf eder, sonra kendisine bırakılmış olanı bırakır.

Söz de geride kalır, fakat eşya gibi kalmaz. Bir insanın evi yüz yıl sonra ayaktaysa, artık başka birinin evi olabilir. Söylediği bir cümle yüz yıl sonra hâlâ yaşıyorsa, başka birinin cümlesi olmaz. Başka ağızlar onu söyleyebilir, başka eller yazabilir, başka diller taşıyabilir. Çünkü eşya sahip olunandır; söz sâdır olandır.

İnsan dili hazır bulur. Kelimeler ondan önce vardır ve ondan sonra da olacaktır. Fakat o kelimelerle kuracağı hüküm henüz yoktur. İnsan görür, düşünür, kabul eder, reddeder ve konuşur. Dil müşterektir; söz belirli bir idrakten ve iradeden geçerek belirli bir insandan sâdır olur. Abdülkāhir el-Cürcânî’nin Delâilü’l-İ‘câz’da sözün söyleyenine nispetini kelimelerin kendisinde değil, onların meydana getirdiği nazımda araması bundandır. Kelimeler herkesindir; fakat insan onlarla kendi hükmünü........

© Haksöz