menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Golem'e karşı elbette kötü kuzen!

54 0
04.03.2026

Geçtiğimiz günlerde İsrailci pozisyonu ile bilinen ve IKBY’de yaşayan bir Kürt araştırmacı X platformunda İslamcılar arasında İrancılığın şaşırtıcı şekilde yaygın olduğunu ama İran’da hiçbir kesimde ‘Türkiyecilik' diye bir pozisyonun bulunmadığını iddia etti. Son derece kurnazca bir dikkat dağıtma hamlesiydi.

Doğru, insanatın hayvanatın ve nebatatın tümünün Hamaney’e gözyaşı borcu olduğunu düşünen angaje İrancı bir grup var, evet. Onlar daha yakın tarihteki zulümlerine aldırmaksızın hayatını kaybeden tüm rejim erkanının şehit olduğunu iddia ediyorlar.

Ancak onlar toplumun umrunda değil. Buna mukabil aynı toplum bu savaşta İran’ı tutmaktan da geri durmuyor. Kaybedecek bile olsa olabilecek maksimum zararı vererek kaybetmesi için dua ediyor.

İslamcılarla ya da solcularla falan da sınırlı değil bu durum, Türkiye’nin geneli böyle. Milletin tamamı mı İrancı? Ya da Şia sempatizanı?

Evvelsi günkü yazımda İran’ın neden makbul bir rejim olmadığını ve bölgede yapıp ettikleriyle sicilini nasıl kabarttığını yazmış, ancak neden cezai ehliyeti yok gibi davranıp bombaları dans ederek kutlayan bazı muhalif İranlılarla aynı telde olmadığımızı da yazacağımı belirtmiştim. Bu yazı o yazı.

Tekrar o soruya dönelim: Türk insanı İran’ın Irak’ta, Suriye’de, Lübnan’da ne yaptığını gayet iyi bilmesine rağmen neden şu an İran’ın yanında durma eğiliminde?

Bunun nedenini anlamak için karmaşık teorilere gerek yok.

Golem’e karşı ‘kötü kuzen’i seçiyoruz. Hepsi bu.

Her normal, evrensel akıl ve ahlak sahibi insanın yapacağı gibi.

Golem’i bilmeyenlere hatırlatalım.

Yahudi mitolojisinde kilden yapılan ve büyü ile hayat verilen devin adıdır. Misyonu efendisinin ona verdiği isim ya da isimleri öldürmektir. Güçlüdür, kaya gibi sağlamdır, kimse önünde duramaz, ezer geçer ve kendine ait iradesi yoktur.

Efendisinin alnına yazdığı isim ya da isimler ölene kadar uyumadan yorulmadan görevine odaklanır.

Sizce bu metafordaki 'efendi' kim? ABD mi........

© Habertürk