İstanbul'un sel belâsı asırlardır Eylül'de ve Ekim'dedir!
Yağmur, İstanbul’u ve İstanbul’da yaşayanları perişan etti; dereler taştı ve insanlar can verdiler!
Aynı felâketi bundan 17 sene önce, 2009 Eylülü’nde de yaşamıştık. İkitelli ve Halkalı taraflarındaki dereler taşmış, kapalı bir araçta mahsur kalan işçi kadınlar ile TIR’larının içerisinde bekleyenler can vermişler, azgın sel suları dışarıdakileri kapıp götürmüştü.
17 sene önceki felâket hakkında yazdığım yazıda o tarihten yaklaşık 450 sene önce de aynı yerde ve aynı günlerde maruz kalınan âfet yüzünden zamanın hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman’ın bile canını son anda kurtardığından bahsetmiştim.
Önce, Sultan Süleyman’ın başına gelenleri hatırlatayım:
O devirde iskânın olmadığı, sadece birkaç çiftliğin bulunduğu ve yaz aylarında bazı zenginlerin sayfiye mekânı olarak kullandığı İkitelli ile Halkalı tarafları hem dereler, hem de kaynak suları bakımından gayet zengindi. Bu sular, tâââ Bizans zamanından itibaren isale hatları vasıtasıyla şehre getiriliyorlardı.
Felâket, 1563 Eylül’ünde meydana geldi. Yaşlı hükümdarın hayata veda etmesine üç sene vardı ve hem devlet işlerinin ağırlığından, hem de aile dertlerinden, yani iki oğlunu idam ettirmek zorunda kalmasıyla neticelenen hadiselerden yorgun düşmüş, birkaç günlüğüne Halkalı taraflarında ava gitmişti.
“Tarih-i Selânikî”nin yazarı Selânikli Mustafa Efendi’nin anlattığına göre, hükümdar Topkapı Sarayı’ndan ayrıldığı sırada hava gayet güzel idi ama birkaç gün sonra, yani Eylül’ün 20’sine doğru o zamanki adı “Ayestafanos” olan Yeşilköy taraflarında avlanırken gökyüzünü kara bulutlar kaplamış ve şiddetli bir yağmur başlamıştı.
Yağmurun sele dönmek üzere olduğunu farkeden Kanunî, maiyetiyle beraber, avlandığı yere yakın mesafede bulunan ve o tarihten 28 sene önce Sadrazam İbrahim Paşa’nın komplosu neticesinde idam ettirip........
