At gibi nefes alıp vermek bizi rahatlatır mı?
İnsan ne zaman babasına dönüşüyor? İsteseniz de istemeseniz de bir gün, bir an, bazen bir kelimeyle bazen bir bakışla bir bakmışsınız babanız olmuşsunuz… Tüm o ergenlik isyanları, “Ben babam gibi olmayacağım” efelenmeleri ya da ne yaparsanız yapın babanız gibi olamadığınız içerlemeleri bir an geliyor sıcak tavaya düşen kar tanesi gibi buharlaşıp uçuyor. Bir göz kırpma süresinde bir bakmışsınız babanız olmuşsunuz! İyi ya da kötü anlamında söylemiyorum bunu bu bir his –özellikle de erkek çocuklar için- anlamıyorsunuz hissediyorsunuz…
Ben de babama bir hastanenin acil servisinde dönüşüm, geçen hafta sonu! Babam kendimi bildim bileli KOAH hastasıydı. Hayatımızın kaç akşamını o nefes alamadığı için hastanelerin acil servislerinde geçirdik hatırlamıyorum. Nefes alamadığı için apar topar gittiğimiz acil serviste doktorlar, ona ‘buhar’ (hava) vererek rahatlatır biz de sabah karşı eve dönerdik. İşte geçen hafta sonu gripten kırılıyormuş gibi hissettiğim kemiklerim ve ben hastanenin acil servisinde oturmuş beklerken doktor, “Biraz hava verelim, göğsün rahatlasın” dedi. Birkaç dakika sonra hemşire yüzünüze buhar üfleyen o tanıdık makinayla yanıma gelmişti. Acil servisin bir köşesinden, üç yıl önce aramızdan ayrılan, babamın bana gülümsediğini gördüm. Bir buhar makinası yüzüme duman üflerken, vücudum ağrıdan kırılırken, bir perdeyle çevrili hastane yatağında usulca babama dönüştüm…
Bu hikayeyi anlattığım bir arkadaşım, kendisinin aynı duyguyu birkaç yıl önce trafikte, kırmızı ışıkta beklerken arabanın içinde otururken hissettiğini söyledi. Ve ardından dün bana bir WhatsApp’tan bir mesaj yolladı: “Babanın nefes probleminin sende de olmaması için gereken şey ‘At Nefesi’ymiş!” “Ulan biz adama hisli bir anımızı anlatıyoruz adamın attığı mesaja bak” diye söylene........
