'Teknoloji Boyun'lu nesiller geliyor!
Yirmi altı saat elle iki dakika! Son 7 günümün 26 Saat 52 dakikasını telefon ekranına bakarak geçirmişim. İçinde bulunduğum yaş itibarıyla her bir saniyenin kıymetini bilmem gerekirken ben bir günümü mesaj okuyup, mesaj yazarak, sosyal medyada yukarı doğru video kaydırarak ya da hiç yapmayacağım, tatmayacağım yemeklerin tarifi izleyerek geçirmişim! Hadi diyelim bu sürenin yarısını işimden dolayı bakmam, cevap vermem gereken şeyler yedi geri kalan sürenin tek açıklaması benim aptallığım…
Hayatım boyunca, benim hiç görmediğim ama beni tanıyan herkesin sürekli bahsettiği boynumun arkasındaki hafif çıkık kemikle yaşadım. Aramızda hiçbir sorun çıkmadı. Ta ki birkaç ay evvel tam da kemiğin bulunduğu bölgede hafiften kendini belli eden ağrıya kadar. Çok üzerinde durmadığım, geçer diye beklediğim bu ağrı bir süredir nereye gitsem benimle geliyor. Arkadaşlarla sohbet ederken konu ağrılara geldi (50 yaş üzerinde konu bir şekilde ağrıya sızıya geliyor, yeni yeni öğreniyorum bunu). Boynumdaki ağrıyı anlatınca bir arkadaşım kendisinin boynunda da, tam da aynı yerin ağrıdığını söyledi. Doktora gitmiş! Masa başı bir işte çalışan arkadaşıma doktor, bilgisayarı göz hizasına yükseltmesini ve cep telefonuna başını öne eğerek bakmamasını söylemiş.
Yıllardır kardeş kardeş yaşadığımız boynumdaki kemiği ağrımasının nedeni 26 saat 52 dakika boyunca izlediğim saçma sapan komik videolar, hiç yapmayacağım ‘shallot tarte tatin’ tarifiymiş meğerse!
AKILLI TELEFON KULLANIMI İNSANIN DENGE PERFORMANSINI DA BOZUYOR!
BBC’den Thomas Germain, geçenlerde, tamda telefonun koyduğu yerde, serçe parmağında ortaya çıkan nasırın kendisine ‘cep telefonunun vücuduna başka neler yaptığını düşündürdüğünü’ yazıyordu. Germain, son bilimsel araştırmaların, cep telefonlarımızın boynumuzun şeklini değiştirebileceğini, görme yetimizi bozabileceğini, motor becerilerimizi etkileyebileceğini ve kas gücümüzü azaltabileceğini öne sürdüğünü söylüyor: “Hatta insanlar, teknoloji odaklı yaşam tarzımızın daha fazla kırışıklığa neden olduğundan endişe ediyor. Ve bu fiziksel sorunlardan bazıları, bilişsel gerilemeye veya daha ciddi diğer sorunlara yol açabilir...” Gün içinde saatlerce mesajlaşırken, sosyal medyada gezinirken, çeşitli dijital içeriklerle etkileşime geçerken başın uzun süre öne eğilmesi ve omuzların kapanması, kas-iskelet sistemi üzerinde önemli yükler oluşturduğuyla ilgili peş peşe bilimsel makaleler yayınlanıyor. Araştırmalar, bu alışkanlıkların özellikle duruş (postür) üzerinde belirgin etkiler oluşturabileceğini gösteriyor. En çok bahsedilen duruş bozukluğu ise ‘Forward Head Posture’ olarak adlandırılan........
