Kur sakin, bilançolar gergin
Türkiye ekonomisinin son iki buçuk yılına dair en dikkat çekici gelişmelerden biri enflasyondaki düşüş ise diğeri de reel sektörün sessizce yeniden büyüyen kur riski olabilir. Enflasyon düşüyor olabilir. Ama ekonominin başka bir yerinde sessizce büyüyen bir risk var.
Reel sektörün net döviz açık pozisyonu 205.6 milyar dolara çıktı. Oysa aynı rakam Ekim 2023’te 63.6 milyar dolara kadar gerilemişti. Başka bir ifadeyle şirketlerin net döviz borcu sadece 2.5 yılda 142 milyar dolar arttı ve Mart 2018’de görülen 207.4 milyar dolarlık tarihi zirveye yeniden dayandı.
Bu rakam tek başına bir bilanço detayı değil. Ekonomi yönetiminin kurduğu teşvik sisteminin şirketler üzerindeki davranışsal sonucudur.
2018 sonrasında döviz kurundaki sert düzeltmeler, regülasyonlar, bilanço disiplini ve riskten kaçınma eğilimiyle reel sektör döviz pozisyonunu küçültmeye başladı. Yaklaşık 5.5 yılda açık pozisyon yüzde 69 geriledi. Uzun süre şirketler açısından temel refleks “kurdan uzak durmak” oldu.
Kredi sıkılaştı, döviz geri geldi
Sonra yön yeniden değişti.
Dezenflasyon programıyla birlikte TL faizleri yükseldi, kredi erişimi sınırlandı, seçici kredi politikaları devreye alındı ve kur daha öngörülebilir bir patikaya oturdu. Teoride bu kombinasyon fiyat istikrarına hizmet ediyordu.
Pratikte ise başka bir sonuç........
