Konut piyasası dipten dönüşe mi hazırlanıyor?
Konut piyasasında ilk bakışta birbirine zıt görünen iki gelişme yaşanıyor. Satışlar düşüyor, fiyatlar reel olarak geriliyor. Ama aynı anda kredili konut satışları hızla artıyor.
Bu çelişki aslında çelişki değil. Konut talebi yok olmuyor; seçici hale geliyor.
Temmuz ayında Türkiye genelinde 123 bin 603 konut satıldı. Satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 geriledi. Yılın ilk yedi ayında ise toplam satış 823 bin 119'a ulaşarak yüzde 5,5 azaldı. Ancak aynı dönemde ipotekli satışlar yüzde 30,9 artarak 166 bin 682'ye çıktı. Temmuzda da ipotekli satışlar yıllık bazda yüzde 24 yükseldi.
İşte konut piyasasının geleceği açısından asıl önemli veri bu.
Talep yok değil, bekliyor
Konut fiyatları da alıcı lehine bir tablo oluşturuyor. Türkiye genelinde konut fiyatı son bir yılda nominal yüzde 25 yükseldi. Fakat enflasyondan arındırıldığında yüzde 5 geriliyor. Yani konutun TL fiyatı artıyor ama satın alma gücü açısından bakıldığında konut ucuzluyor.
Yaklaşık dört yıldır süren fiyat düşüşü konut piyasasında bir taban arayışı yaratmış olabilir.
Alıcı açısından denklem de değişiyor.
Eskiden “Bugün almazsam yarın daha pahalıya alırım” endişesi ağır basıyordu. Şimdi ise “Fiyat zaten reel olarak geriliyor, biraz daha bekleyeyim; uygun kredi çıkarsa alırım” düşüncesi öne çıkıyor.
Bu nedenle temmuz satış düşüşünü yalnızca talep yetersizliği olarak okumak doğru değil. Bir bölümü, uygun finansman koşullarını bekleyen ertelenmiş talep olabilir.
Krediyi bugün pahalı al, yarın ucuzlat
Üstelik konut piyasasının önünde önemli bir beklenti daha var: faizlerin aşağı gelmesi.
Türkiye'nin siyasi takvimi giderek daha fazla konuşulurken, önümüzdeki dönemde ekonomide finansal koşulların gevşemesi ihtimali de güçlenebilir. Faizlerin düşmesiyle birlikte kredi maliyetlerinin gerilemesi, bankaların konut kredisine daha fazla iştah göstermesi ve krediye erişimin kolaylaşması konut talebini yeniden harekete geçirebilir.
Burada........
