İhracat parite avantajıyla ayakta
Türkiye ekonomisi 2026’nın ilk iki ayını dış ticarette karmaşık sinyallerle kapatıyor. Yılın ilk iki ayında ihracat yüzde 1.2 düşerken ithalat yüzde 3.1 arttı. Son bir yılda ise ihracat artışı yüzde 3.9, ithalat artışı yüzde 5.8 oldu. Uygulanan dezenflasyon programı ile büyümenin düşürülmesine rağmen ithalat önde gidiyor.
Ticaret Bakanlığı verileri, görünürdeki rakamların ötesinde, küresel rekabetin sertleştiği ve maliyet baskılarının ticaret dengesini zorladığı bir tabloyu işaret ediyor.
İhracatta rekabet gücü kaybı ve Çin faktörü
İhracat tarafında ciddi bir tıkanıklık söz konusu. En çarpıcı detay ise bu durağanlığın yılın ilk iki ayında 2,35 milyar dolarlık devasa bir parite desteğine rağmen gerçekleşmiş olmasıdır. Eğer Euro/dolar paritesi bu denli lehimize olmasaydı, ihracat rakamlarında yüzde 6.8 ile çok daha sert bir düşüşü konuşuyor olabilirdik.
Buradaki asıl sorun "rekabet gücü kaybı." Özellikle ABD pazarına girmekte zorlanan Çin’in, üçüncü ülkelerde agresif fiyat kırarak Türk mallarının pazar payını tehdit etmesi, ihracatımızı köşeye sıkıştırıyor.
Tekstil ve hazır giyim gibi geleneksel sektörlerimiz bu baskıyı en derinden hissedenler........
