menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İbrahim Kurban: Borsanın efsane denetçisine veda

47 0
06.05.2026

Bizim sermaye piyasamızın en önemli sorunu nedir denildiğinde hemen herkes manipülasyon der. Bununla 1990’lı yıllarda etkili mücadele vermiş, aracı kuruluşları zapturapt altına almış, 2001 krizinde bankalar batarken aracı kurumların ayakta kalmasını sağlamış ve bu yolla yatırımcı mağduriyetlerini önleyerek efsane haline gelen Sermaye Piyasası Kurulu’nun eski Denetleme Dairesi Başkanı İbrahim Kurban’ı kaybettik.

SPK’nın en eski uzman meslek personelinden biri olan İbrahim Kurban, özellikle 1994 krizinde müşteri emanetlerini haksız biçimde kullanan ve açığa düşen 16 aracı kurumun kapanmasında, aracılık sektörünün denetim ve gözetiminin sağlanmasında dönemin SPK Başkanı Ali İhsan Karacan ile birlikte belirleyici bir rol oynadı.

Bunun bir sonucu olarak 2001 krizinde 21 banka batarken, borsa yatırımcıları özellikle iştirakler üzerinden ağır kayıplar yaşarken, aracı kurumlar cephesinde bir çöküş yaşanmadı. Bu, tesadüf değildi. Bu, kurulan bir disiplinin sonucuydu.

Beni tanıyanlar bilir. Abartmayı sevmem. Ama İbrahim gerçekten de bu piyasada efsane olmuş bir SPK’lıydı. Affetmezdi. Denetim elemanı burada bir açık var derse, Denetim Raporunun çıkmasını beklemez, süreci hemen başlatırdı. Çünkü bilirdi ki “Atı alan Üsküdarı çoktan geçerdi.”

Denetimin sınır tanımadığı yer

Aracı kuruluşların yeniden yapılanması onun döneminde gerçekleşti. Şirketler kesiminde de 2001’de batanların büyük kısmı bankalar ve onların iştirakleriydi. Banka denetimi Hazine’de ve sonrasında BDDK’daydı. Ama sermaye piyasası tarafında zincir kopmadı.

Uzanlar operasyonunun başladığı dönem de aynı yıllardı. ÇEAŞ ve Kepez Elektrik üzerinden yürüyen süreç, daha sonra grubun tamamına uzanan müdahalelerin temelini oluşturdu. O dönemde yapılan denetimlerin derinliği ve kararlılığı bugün hâlâ yeterince anlaşılmış değil.

Bu efsane söylemini hak ettiren bir olayı da bizzat yaşadım. Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile Gürcistan’daydım. Telefon çaldı. Arayan İbrahim’di. Sesi her zamanki gibi net ve mesafeliydi: “Senin borsada hesabın var mı?”

Yoktu. Biliyordu. Ama yine de sordu. Çünkü dostluk başka, denetim başkaydı.

İsmim üzerinden yürüyen bir manipülasyon soruşturmasını bana sorması, onun meslek refleksinin en saf halidir. Orada arkadaşlık yoktu. Orada sadece görev vardı.

Sonrasında isim benzerliği ortaya çıktı. Ama o kısa konuşma bile onun nasıl bir denetim anlayışına sahip olduğunu anlatmaya yeter.

Bir başka gün, bir SPK bülteninde yine isim benzerliğiyle yer alınca, gazeteci dostum Meliha Okur bir yazı yazarak bu duruma dikkat çekmişti. Bu da meselenin kamuoyuna yansıyan tarafıydı.

İbrahim Kurban için sınır........

© Habertürk