Dört kollu savaş faturasına "mali kalkan" denklemi
Küresel jeopolitik fay hatlarındaki sarsıntılar, Türkiye ekonomisi için artık sadece manşetlerdeki bir dış politika başlığı değil; mutfaktaki enflasyondan bütçenin kılcal damarlarına kadar uzanan çok boyutlu bir "makro-beka" meselesidir.
Mart ayı verileri, bu sarsıntının öncü dalgalarının kıyıya ulaştığını gösteriyor. Savaşın Türkiye’ye kestiği fatura; büyüyen dış açık, tırmanan maliyet yönlü enflasyon, yavaşlayan büyüme ve bütçe disiplinindeki zorunlu esneme olarak dört ana koldan üzerimize geliyor.
Dış ticarette "Hürmüz" çıkmazı ve pazar kaymaları
Mart ayı dış ticaret rakamları, ilk sarsıntının ihracat cephesinde yaşandığını tescilledi. İhracatın %6,4 gerileyerek 21,9 milyar dolara düşmesi, ithalatın ise %8,4 artışla 33,1 milyar dolara tırmanması, dış ticaret açığını tek bir ayda 11,2 milyar dolara taşıdı. Ortadoğu’daki gerilim nedeniyle bölgeye yönelik sevkiyatlarda yaşanan yaklaşık üçte birlik daralma, özellikle gıda ve tekstil gibi lokomotif sektörlerimizi zorluyor. İhracatın........
