menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Borsa, dünya liginden düşme tehlikesinde

47 0
yesterday

Türkiye küresel sermaye haritasının sınırlarında dolaşıyor ve 2000’lerdeki parlak günlerini çok aratıyor.

2001-2013 yılları arasında güçlü yabancı sermaye girişiyle MSCI Emerging Markets’te (EM) ağırlığı %4’lere dayanan bir yıldızdı. Bugün ise aynı endekste ağırlığımız %0,42 seviyesine gerilemiş durumda.

İzleyicilerimiz bilir, MSCI endeksleri tüm dünya, kıta, ülke, sektör gibi çok çeşitlidir ama gelişmiş, gelişmekte olan ve sınır piyasalar diye üç ana grup dikkat çekicidir. En büyük grup 150 trilyon dolarla gelişmiş piyasalardır. Gelişmekte olan piyasalar da yaklaşık 13 trilyon dolardır. Frontier piyasası ise ancak 200 milyar doları geçiyor. Ve Türkiye piyasasının büyüklüğü ise son günlerde 400 milyar dolar sınırında seyrediyor. 1988’de yayımlanmaya başlayan MSCI EM endeksi içinde yer alıyor.

Şimdi MSCI, Kasım 2026’ya kadar somut ilerleme olmazsa danışma süreci veya gözden geçirme sürecini başlatacağını, yani kapıyı “sınır piyasaları” Frontier Markets’e açabileceğini ya da EM endeksinden çıkartabileceğini ima ediyor.

Bu sadece teknik bir endeks uyarısı değil, 10 yılı aşkın göreli gerilemenin acı bir muhasebesi de.

Altın çağdan dip seviyelere nasıl geldik?

2001-2007 arası Türkiye’nin altın çağıydı. MSCI EM içindeki payımız %2,4’ten %4’e yükseldi. Küresel yatırımcılar için “çekirdek” pozisyondu. Her 100 dolarlık EM fonunun 4 doları Türkiye’ye akıyordu. Sonra ne oldu?

Dolar bazlı değer erimesi: 2013 sonrası TL’deki kronik dalgalanma ve enflasyon, şirketlerimizin küresel ölçekteki piyasa değerini eritti.

Diğer EM’lerin patlaması: Çin, Hindistan, Tayvan gibi ülkeler inanılmaz bir büyüme ve reform hızıyla ağırlıklarını katladı. Bu ülkeler ilerlerken biz geriledik.

Serbest dolaşım ve şeffaflık sorunları: Koordineli işlem iddiaları, yapay şişirilmiş dolaşımdaki paylar, sahiplik yapılarındaki belirsizlik… MSCI’nin........

© Habertürk