menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayatta iki düşman: ‘Siz olamamış’ ve ‘sizinle olamamış’ olanlar

19 0
27.03.2026

İnsan ilişkileri çoğu zaman açık çatışmalardan çok, görünmeyen duygusal dinamikler üzerinden şekillenir. Danışanlarımla yaptığım görüşmelerde sıkça karşıma çıkan bir tema var: Hayatta iki tür “zorlayıcı figür.” Biri sizin olamadığınız kişi, diğeri ise sizinle olamamış kişi.

Bu iki figür, çoğu zaman dış dünyada bir “düşman” gibi algılansa da aslında iç dünyamızın aynasıdır. Terapötik açıdan bakıldığında bu iki figür, kişinin kendi benlik algısı, değersizlik korkusu ve bağlanma yaralarıyla doğrudan ilişkilidir.

İlk figürle başlayalım: “Siz olamamış kişi.” Bu kişi genellikle sizin sahip olduğunuz bir özelliği, başarıyı ya da yaşam tarzını elde edememiş biridir. Bu durum, onda kıskançlık, yetersizlik ve değersizlik duygularını tetikler. Ancak bu duygular çoğu zaman açıkça ifade edilmez; bunun yerine eleştiri, küçümseme ya da pasif-agresif davranışlar olarak ortaya çıkar. Terapide bu tür kişilerden bahseden danışanlarım, çoğu zaman “Neden beni sürekli eleştiriyor?” ya da “Ne yapsam yetmiyor” gibi cümleler kurar.

Burada önemli olan, bu davranışların sizin değerinizi belirlemediğini fark etmektir. Çünkü bu kişi aslında sizinle değil, kendi içsel eksiklik duygusuyla mücadele ediyordur. Psikolojide buna “yansıtma” denir. Kendi içinde kabul edemediği yetersizlik hissini size yansıtarak rahatlamaya çalışır. Yani sorun siz değil, onun kendisiyle kurduğu........

© Haberton